İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Finans

Finansal Okuryazarlık Eğitimi Robert Kiyosaki’den

Finansal Okuryazarlık Eğitimi Robert Kiyosaki’den
+ - 1

Finansal okuryazarlık eğitimi veren Robert Kiyoski önemli ipuçları veriyor. Bende Finansal okuryazarlık eğitimi hakkında ipuçlarını videosundan Türkçe’ye çevirerek sizlerle paylaşmak istedim arkadaşlar. Finansal özgürlük, finansal bağımsızlık ve okuryazarlık hakkında diğer makalemi de okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. lafı çok uzatmadan işte Robert Kiyoski‘den finansal okuryazarlık eğitimi.

Zengin Baba ve Yoksul Baba kitabımı okuyanlar bilir. 1’inci Bölümün başlığı; “Zenginler para için çalışmazdır”.
Çoğu insan bunun anlamını kavrayamaz çünkü bu insanlar, aileleri tarafından geleneksel olarak okula gitmeye, okul sonrası bir işe girmeye ve haddinden çok çalışmaya programlanmışlardır.

Para için ne kadar fazla çalışırsan o kadar fakirleşirsin. Bunun nedeni, paranın bizim servetimizden çalmak için tasarlanmasıdır. Para için iyi ya da kötü kavramlarını kullanmam ona haksızlık olur

Çünkü beni daha zengin yapıyor. Hayatta her şeyin bir karşıt tarafı vardır. Ying Yang’ın karşılığıdır. Zengin babamın bana öğrettiği her şey, aslında fakir babamın öğrettikleri ile zıttı.

Fakir babam bir eğitimciydi, çok iyi bir insandı fakat parası yoktu. Fakir babamın bana söylediği şey, okula git, mezun ol bir işe gir para biriktir ve biriken borçlarını öde.

Diğer taraftan zengin babam ise bunu yapma diyordu. Zengin babam, kitabımda bahsettiğim karşıt taraftı ve “zenginler para için çalışmaz” derdi.

Dünyanın en zengin insanları para için çalışmaz. Ama ortalama insanların bu elinde değil. Steve Jobs’ı hepiniz tanırsınız, yılda 1 dolar maaş karşılığında yıllarca Apple şirketinde çalıştı.

Aynı durum Jef Bezos için de geçerli. Diğer karşıt tarafı da görmelisiniz, bir çok insanın atladığı konu bu. Amerika başta olmak üzere ülke ekonomileri gerçekten çok kötü.

Okul sistemimize atıfta bulunan ekonomilere sahibiz ve bu çok aptalca. Okulda öğretmenlerin para ve ekonomi konusunda hiç bilgileri yok fakat git gide azalan işler ve buna paralel artan vergiler var.

Eğer para biriktirirsen büyük bir kısmı vergiye ya da emeklilik planına gidecektir. Bu çok akıllıca değil ama okulda öğretilen bu.

Olması gereken ise bunun tam tersidir, karşınıza geçerek size bunları anlatmamdaki amaç; biraz olsun bu konularda zihninizi açmaktır.

-Sn Kiyosaki ; Eğitimin bize bir şeyler katmak yerine, aksine bizden bir şeyler aldığını söylemiştiniz.

Benim 10 yaşında bir çocuğum var ve eğitim için Londra’da birkaç okul bakıyordum. Senin bu söylediklerini duyduktan sonra acaba bu okul kızıma yanlış bir sistemi öğretecek midir diye sorgulamaya başladım.

Sizce insanlar okula gitmemeli mi? Yoksa okulda öğretilenleri mi sorgulamalı? Evet, en önemli kısım bu kısımdır. “ Sorgulamak” Eğer bütün okulların eşit ve iyi olduğunu varsayıyorsanız bu sizin ebeveynlik işinizi iyi yapmadığınızı gösterir.

Tabi ki kendinize, benim çocuğum ne öğrenmeli sorusunu sormalısınız. Kitabımı okursanız orada göreceksiniz ki ; Zengin babam 60’lı yıllarda lisedeyken “Ben iş istemiyorum” diyor.

Bunu hayal edebiliyor musunuz? O yıllarda insanlar daha tutucu ve çok çalış, vergi öde, borç öde, zihniyetinde olan insanların görüşüne çok ters.

Birçok okulda bu çeşit felsefe ya da düşünceye izin verilmiyor.
Radikal fikirlerim olduğumdan dolayı okuldan attılar. Ama söylediğim gibi Steve Jobs Yılda 1$, Bezos yılda 1$ kazanıyor. Yüksek maaş almıyorsam devlete de vergi vermek zorunda değilim.

Peki neden maaşları bu seviyede düşüktü? Çünkü insanlar bu şekilde öğrenmeye başlar. Bir ebeveyn olarak kendine sormalısın, çocuğuma ne öğretecekler? Çocuğuma zarar mı verecekler yoksa eğitecekler mi?

Eğitim kelimesinin kökeni Yunancadan gelir. Bu “açmak” anlamındadır fakat bizim okullarımızın yaptığı açmak yerine “kapamak” oluyor.

Bu şekilde bilinçaltı mesaj veriyorlar. Bu kadar hazırlığı, bir kişi hesabına çalışmak ve bir ev almak için yapıyorsun. Üstelik aldığınız ev de bir varlıktan çok yükümlülük oluyor.

Öğrenim kredileri ile okul okuyup sonrasında ise bu kredileri ödemek için çalışıyorsun. Bunun adı maaş zihniyetidir, kölelik zihniyetiyle eş anlamlıdır.

Ben borç istemiyorum zihniyetinin bir de diğer tarafına bakalım. Ben boğazıma kadar borçtayım.

Çünkü bir iş adamı olarak bir gücü elimde tutmak istiyorsam, hayatımda iyi ya da kötü diye tabir edebileceğim borç mutlaka olacaktır.

Kötü borç ; ödemeniz için evinizi satmak zorunda kaldığınız borçtur. Örneğin konut kredileriniz.

Benim 300 Milyon dolar borcum var ama bu iyi bir borç, çünkü bu borcu kiracılarım ödüyor, ben ev sahibiyim. Tekrar söylemek istiyorum, iyi borç başkasının benim yerime ödediği borçtur.

“Zengin Baba Fakir Baba” kitabındaki temel ders aslında budur.
Bu arada zengin babam yetişkinleri eğitmeye 9 yaşında Monopoly oynarken başlamış. 4 harika ev ve 1 kırmızı hotel. O oyuna bayılırım.

Bugün benim kırmızı hotellerim var ve eve ailemin yanına gitmek istiyorum. Daha önce de bahsetmiştim babam bir öğretmendi. Ne zaman yanlarına gitsem “Robert iş bulabildin mi?” diye sorardı

Ben hayır dediğimde ise “çok kötü çok kötü” diye cevap verirdi.
Onlar Yin Yang’in sadece bir tarafını görüyorlar. Zenginler diğer taraftaydı.

Anlatmak istediğim fakir ve orta sınıfın zengin olması o kadar zor değil sadece düşünce tarzınız ve alacağınız aksiyonlarınız,
okul sisteminizde öğrendiklerinizin tam tersi olmalı.

Ben para biriktirmiyorum, borç alıyorum. Bunu neden yaptığımı anlamalısın. Eğer borç alacaksam hiçbir zaman param yetmez diyemem.

Her şeyi satın alabilirim yeter ki onun için borç alabileyim.
Borç iyidir fakat onu kullanmak için eğitim almanız gerekiyor.
Ne kadar zengin olsanız da her insanın içinde fakir bir tarafı vardır.

Örneğin markete gittiğinizde, şu ürün ucuzmuş ondan alayım dersiniz. Ben de derim. Bir keresinde bir otelde kalırken bir su için 8 dolar para istemişlerdi, o suya 8 dolar para vereceğime musluktan içerim diyerek suyu almamıştım.

Bunun için param olmadığı için değil, bir suya 8 dolar istemeleri benim için hakaret gibiydi. Bu değerlendirme bilincidir. İstersem 8 doları verebilirim, ama bu zihniyet beni zora sokabilir.

Çünkü harcadıklarına göre gelirini korumak zorundasın. Ben şu anda içimdeki zengin tarafın mı yoksa fakir tarafın mı konuştuğu konusunda bilinçliyim.

Eşimle oteldeyken o bir şişe suya 8 dolar vermem ve vermemem konusunda düşünürken aslında içimdeki fakir taraf ile zengin tarafın savaşı vardı ve sonunda fakir olan taraf kazandı ve o parayı suya vermedim ve musluk suyu içerim dedim, üstelik sağlığıma zararlı olduğunu da biliyordum.

Ben de diğer herkes gibi aynı problemle karşılaşıyorum. Risk almak istemeyen ve ortama uyum sağlamayan fakir ve tutucu insan. Orta sınıfta ise işler biraz değişik, nispeten daha büyük maaşları var.

İyi bir eğitim, iş garantisi ve dolgun emekli maaşları.
Tıpkı benim, deniz kuvvetlerinde olduğum zamanlardaki gibi.
Benim ayrıldığım dönemde, Deniz Kuvvetlerinde kalan bir çok arkadaşım oldu.

Bu işi sevdikleri için değil çok iyi bir emeklilik planı ve maaşı olduğu içindi. Çoğu öğretmen düzenli bir maaş almayı tercih eder, bu nedenle öğrencilerine yansıtacakları bakış açısı da düzenli maaş alacakları bir işleri olması yönündedir.

Eğer öğretmenler, sabit bir iş, maaş ve risk olmayan garanti bir çalışmaya inanıyorlarsa, sizin çocuklarınıza verebilecekleri fikir de budur.

Ve çocuklarınız bu kalıbın dışına çıkarlarsa onların bu fikirlerini sevmeyecekleri gibi bu fikirlerini ezeceklerdir.
Bu tip insanlar hayatı boyunca bu şekilde bir işe sahip olduğu için mutlu ve mesutturlar.

Steve Jobs yıllık 1 dolar alıyordu ve farklı düşünüyordu, normal insanlar için bu şekilde bakış açısı pek mümkün gözükmüyor.

Dünyanın 4 bir köşesini gezerek konuşmalar yapıyorum, ama ailemin hala söylediği şey, kitabını da çıkardın ve artık Arizona’da kal, insanlara buradan yardım et.

Bunu yapmak zorunda olduğumu düşünmüyorum çünkü herkesle konuşmayı seviyorum. Denizciydim ve Vietnam’da savaştım, bunu yapmayı sevdiğimden değil ama hizmet etmek önemliydi.

Oraya gittiğimde iyi ki gitmişim demiştim ama daha sonra öğrendim ki Vietnam’da bulunma amacımız yanlıştı. Amerikan hükümeti bize yalan söyledi. Bunu öğrendikten sonra bir dakika durmadım istifamı verdim ve ayrıldım.

Ben konumu gereği gizli mesajlara erişimi olabilen bir subaydım ve gelen mesajlardan birinde bunu gördüm.. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz. İçeriklerimizden anında haber almak istiyorsan mail abonemiz olabilirsin tabi kendine yatırım yapmak istiyorsan.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.