1. Ana Sayfa
  2. Yaşam

AZRAİL MELEĞİNİN TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK İNANILMAZ HAYATI.

AZRAİL MELEĞİNİN TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK İNANILMAZ HAYATI.
+ - 0

Azrail meleğinin gün içinde 366 defa yüzümüze baktığını biliyor muydunuz? Peki vakti geldiğinde o karşımıza nasıl çıkacak? Ve o an neler hissedeceğiz ya da herkesin canını alan meleğin kendi canı nasıl alınacak? Az sonra belki de en çok merak edilen Melek olan Azrail aleyhisselam hakkında okuduğunuz da inanamayacağınız bilgiler vereceğim sizlere. Özellikle de her bir Peygamberin Azrail aleyhisselam ile karşı karşıya geldiklerinde yaşadıkları şeyler Öyle çarpışı ki; baştan sona pür dikkat okuyacağınızı düşündüğüm makaleye Hazırsanız başlayalım.

Dört büyük melekten Belki de kendisine en çok Aşina olduğumuz Azrail aleyhisselam insanı ürperten bir bilgi fakat söylenene göre Azrail meleği her gün karşımıza geçip hepimizin yüzüne 366 defa bakarmış, yani Bizler günlük hayatımızın koşuşturmacası ile uğraşırken hiç farkında olmadan gün içinde 366 defa Azrail ile yüz yüze geliyoruz yapmakla yükümlü olduğu görevi can almak Dolayısıyla onu korkuyla anarız.

Çünkü biz insanoğlunun doğasında vardır hayatımızı kaybetmekten korkmak Allahu Teala Azrail meleğine Can alma görevini verdiğinde Azrail aleyhisselam bu konuda endişe duymuş, O da yükümlü olduğu görevinden dolayı herkesin ona kötü gözle bakacağı onu sevmeyeceği ve ona küsecekleri endişesi bu endişesini dile getiren Azrail ile ise Allah’ın cevabı şu şekilde olur. seninle kullarımın arasına çeşitli hastalıklar kazalar afetler ve musibetler yerleştireceğim böylece canlarını Sen alsan bile senden şikayetçi olmayacaklar, gerçekten de başımıza gelen hastalıklar olsun, Allah göstermesin kazalar veya başka musibetler olsun Vaktimiz dolduğu zaman bir vesile ile Hz Azrail görevini yaparak canımızı alıyor ve kimse Azrail meleğini Bundan dolayı kırgınlık veya bir kin duymuyor.

Başımıza gelen olaylar nedeniyle Azrail’e Bir nevi unutuyoruz. Aslında Azrail Aleyhisselam’ın görevi ilahi ve güzel bir görev gerçek anlamda hissedebildiğimiz de ölümün bir son olmadığını geçici olan bu dünyadaki görevimizi tamamlayıp ebedi aleme giderek kaybettiğimiz akrabalarımıza, sevdiğimiz eski dostlarımıza tekrar kavuşmak için bir vesile olduğunu bilmeliyiz. Yaşadığınız bu hayatın zorluğundan yükünden kurtulup vazifemizi en doğru şekilde yerine getirerek Allah’ın huzuruna Ebedi huzura kavuşmaktır. İşte bu açıdan baka bildiğimiz zaman Aslında Azrail meleğini yapmış olduğu için ne kadar önemli bir rahmet olduğunu algılayabiliriz.

Fakat insanoğlu olarak yapımız gereği bu dünyaya ağlayarak geliyor bu dünyadan ayrılırken de geride ağlayan insanlar bırakarak ayrılıyoruz bunun bir sorun olmadığını ve bu yüzden İsyan etmenin doğru olmadığını bilmek daha güzel olacaktır. Peki vaktimiz dolduğunda ve Azrail canımızı almaya geldiğinde neler yaşandığını merak ediyor musunuz? Sanırım bunu en iyi anlatan olay Peygamberimizin miraca sırasında Azra ile karşılaşmasıyla ölüm meleğinin onu anlattıkları.

Cebrail Aleyhisselam gelip Peygamberimizin miraca çıkardığı zaman Hz Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellem Azrail gördü ve Cebrail Aleyhisselam’a onun kim olduğunu sordu, Cebrail onun ölüm meleği Azrail olduğunu o ve cehennem bekçilerinin asla gülümsemediklerini söyledi sonra bu yaklaş ve selam ver dedi. Selam vererek onunla tanışan Peygamberimiz Azra ile yaptığı kısa sohbetin üzerine ona makamın Burası mı diye sordu? Azrail şöyle cevap verdi.

Evet Rabbim beni yarattığı andan beri benim makamım Burası kıyamete kadar da burası olarak kalacak. Peygamberimizin bir sonraki sorusu Peki sen bu makamda bulunurken Nasıl oluyor da canları alıyorsun? Oldu. Yüce Rabbim bana bu gördüğün yeri makam kaldı fakat emrime 5000 Melek verdi yeryüzünde kulun vakti geldiğinde ve rızkı kesildiğinde o kişiye 40 tane melek gönderir. Bu melekler önce o kişinin etrafını sararlar sonra da sinirlerinden damarlarından vücudunun birçok yerinden içeri girerek tüm ruhunu kuş hatırlar, ardından da kuş attıkları ruhu parmak uçlarından çekip çıkarmaya başlarlar, ruhu dirseklerine kadar çektikten sonra cansız bedeni bir saat kadar kendi halinde bırakırlar.

Aradan geçen bir saatten sonra ruhunu bu sefer kişinin göbeğine kadar çeker ve bir saat kadar daha önce bırakırız daha sonra ruhu boğazına kadar getiririz bundan sonra kolayca Ruh bedenden çıkarır alırız. Ruhu bedenden çıkarıldıktan sonra kişinin gözleri donuklaşır. Azrail böyle anlatıyordu Bu arada 90’lardan mutlaka hatırlayacağınız hayalet isimli bir film vardı.

Azrail’in can alması mevzusunu ne zaman duysam aklıma bu filmdeki ruhun görevli melekler tarafından bedenden ayrıldığı sahneler gelir. Dünya hayatı boyunca iyi olan insanların ruhları huzurlu ve güzel bir şekilde alınırken kötü olanların kimin ise çok daha korkunç ve zorlu bir Hadise olduğunu gösteriyorlardı filmde. Küçükken bakamıyordum o sahnelere ruhun bedenden ayrılması olayında Bizim dinimizde de buna benzer ifadeler yer almaktadır.

Peygamberimiz daha sonra sormuş Azra ile kulun vaktinin dolduğunu yani ecelinin geldiğini nasıl anlıyorsun. Azrail aleyhisselam Her insan için gökte 2 adet kapı bulunur. Bu kapılardan birinden kulun rızkı iner diğer kapıdan ise ameli yükselir. Sol tarafında gördüğün şu ağaç var ya, işte o ağacın her bir yaprağında bir insanın adı yazılıdır o kişinin vaktinin dolması yaklaştığında kendisine ait yaprak sararmaya başlar ve rızkının indiği kapının önüne düşer.

İşte o vakit o kişinin öleceğini anlarım. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Azra ile bu konuşmaları sırasında onu kendi suretinde görmüyordu ve ondan Onun gerçek suretini göstermesini yani gerçekte neye benzediğini görmek istedi peygamberin yerine getirilen bu isteği üzerine Azrail’i adeta Dünyayı iki parmağının arasında tutar gibi gördü büyüklüğü karşısında kalbi yerinden çıkacak gibi oldu.

Evet Peygamberimizin Miraç mucizesinin de Azrail ile yaptığı diyalogdan bu şekilde bahsediliyor. Fakat bu görüşme son görüşmesi olmamıştır Tabii ki bu görüşmenin üzerinden yaklaşık on yıl kadar sonra Azrail aleyhisselam bu sefer Peygamber Efendimiz’in canını almak için gelecektir. Peygamberimizin vefatı sırasında Azra ile arasında geçen diyalog ise oldukça ilginç tüm ashabıyla birlikte Peygamber Efendimizin kızı ve hanımı da evinde toplanmışlardır.

Peygamberimiz yorgun ve bitkindir. Allahu Teala Azrail’i görevini yerine getirmesi için onu Peygamberimizin yanına gönderir. Bir bedevi kılığında peygamberin yanına gelip kapısını çalan Azrail ilk önce kim olduğu anlaşılmadığından dolayı içeri alınmaz sonrasında Azrail olduğu anlaşıldığında Peygamberimiz ashabına kendisini bedevi kılığında gelmiş olan Azrail ile başbaşa bırakmasını söyleyerek Azrail içeriye kabul eder. Azrail içeriye girerek ona bir Ya Resulullah Allahu Teala’nın sana selamını getirdim. Eğer iznin olursa emanetini almaya geldim der. Evet ilginçtir ki Azrail Peygamberimizin canını alıp almamasının kararını allah-u teâlâ’nın da vermiş olduğu yetkiyle Peygamberimize bırakmıştır vaktinin olduğunu öğrenen Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem biraz buruktur.

Çünkü o sırada ümmetini düşünmekte ve onlar için endişe duymaktadır. Tüm bunlar konuşurken Cebrail meleği de ordadır ve Peygamberimiz Cebrail’e dönerek onunla görüşünü almak istemiştir. Cebrail Aleyhisselam peygamberimizin ümmetinin geleceği ile alakalı onu teselli etmiştir. Allah’ın kendisine şirk koşmayan ümmetin affedecek olduğunu duyduktan sonra peygamberimiz rahatlamıştır. Cebrail bunun üzerine ya resulullah dedi. Gökler senin için Hazırlandı, cennetin kapıları senin için açıldı, melekler ve herkes gelişinizi gözlüyorlar dedi ve Peygamber Efendimiz Azrail’e seslenir emanetini al der.

Peki ya Azrail’in diğer peygamberlere gittiği zaman neler yaşamış olduğunu duymuş muydunuz. Her peygamberin başından geçmiş olan olaylar Öyle ilginç ki mesela Hz İdris ile devam edelim; Hz İdris Aleyhisselam’ın sohbeti öyle güzel biriydi ki onu dinlemeye Melekler Bile gelirdi Hatta Öyle ki bir gün Azrail bile onu dinlemeye gelmişti ve Hz İdris Bu sırada onunla tanışmıştı fakat Hz İdris’in ilginç bir isteği oldu Azrail meleğinden bir defa canımı alıp tekrar geri verir misin dedi can çıkarken ki o hissi çok merak ediyorum.

Azrail meleği bunun izni aldıktan sonra Hz İdris’in bu isteğini kabul etti ve onun ruhunu bedeninden ayırdı çok tuhaf bir deneyim de bu Hz İdris için fakat Birkaç isteği daha olacaktı Cennet ve Cehenneme de girmek istiyorum bu istekleri de kabul edilmişti. Azrail önce onu cehenneme soktu ardından da cennete fakat cennete girmeden önce bir şartı vardı daha doğrusu bir uyarı cennete girdikten sonra çıkmak istemeyeceksindir dedi merak etme dedi, Hz İdris bunun üzerine Azrail Hz İdris’e cenneti dolaştırdı ve sonra da ayrılık vakti gelmişti.

Cennetten çıktılar fakat Tam o sırada Hz İdris ayakkabımı cennette Unuttum dedi, Azrail Tamam ben getiririm diye yanıt verdi. Hz İdris kendi getirmek istiyordu ve tekrar cennete giriş yaptı ama tam da Azrail’in uyardığı gibi Hz İdris Cennetten ayrılmak istemiyordu. Azrail aleyhisselam Allahü teâlâya dedi ki ya rabbim Bu kulun Cennetten ayrılmak istemiyor. Allah bunun üzerine Hz İdris’e Bunun nedenini sorar Hz İdris söyle cevap verir.

Allah’ım her canlı ölümü tadacaktır ben ise bunu tattım ve yine olması gerektiği gibi herkes cehenneme mutlaka bir defa da olsa girecektir ben onu da yaptım ve her kim cennete girerse bir daha oradan çıkmayacaktır, Bence şimdi cennete girdim ve burada kalmak istiyorum Allah’u Teala Hz İdris’in bu isteğini kabul eder ve böylece Hz İdris Aleyhisselam gerçek anlamda hayatını kaybetmeden cennete giderek orada kalan kişi olmuştur.

Bir başka Azrail olayı ise Hz Süleyman peygamberle ilgili olanıdır günün birinde Adamın biri korku ve telaş içinde Hz Süleyman peygamberin yanına gelir ve ona ne olur bana yardım edin diye istekte bulunur. Hz Süleyman ona Sorunun ne olduğunu sorar adam anlatır bugün Azrail aleyhisselam bana göründü bana çok kötü bakıyordu ve birden uzaklaştı kesinlikle benim canımı alacak bunu anladım. Bunu duyan Hz. Süleyman peygamber benim ne yapmamı istiyorsun dedi.

Korkmuş olan adam; Ey Süleyman Aleyhisselam sen ki dağlara, taşlara, hayvanlara, yağmura, rüzgara hükmedensin sen istersen şimdi bir rüzgar eser ve o rüzgar beni buralardan alır Hindistan’a götürür. Bu sayede Azrail beni burada bulamaz Hz Süleyman peygamber bunun bir çözüm olmayacağını biliyor olsa da adamın isteğinin yerine getirir ve verdiği emir ile büyük bir rüzgar adamı aldığı gibi Hindistan’a götürür. Akşam olmuştur ve Hz. Süleyman peygamberin etrafında bir kalabalık vardır kalabalığın arası bu Azrail aleyhisselam da bulunmaktadır.

Hz Süleyman peygamber Azrail görünce ona sorar ey Azrail aleyhisselam Bugün bir adam benden bir istekte bulundu Sanırım ona görünmüşsün ve kötü bir şekilde ona bakmışsın der. Azrail aleyhisselam ben ona kötü bakmadım ona şaşkınlıkla baktım der, neden şaşkınlıkla baktın diye soran Hz. Süleyman’a Azrail’in cevabı ise şöyle olur; onu burada Kudüs’te görünce çok şaşırdım çünkü onun canını bu akşam o Hindistan’da iken alacaktım şu anda buradayken nasıl olur da saatten sonra onunla Hindistan’da karşılaşacak olabilirdim ki diye şaşırdım.

Bir diğer Azrail ile yaşanmış olay ise yine sahih bir hadisten edindiğim kaynakta geçen Hz Musa Peygamber’in Azra ile karşılaşması. Bu sahih hadisi ilk duyan kişi nasıl böyle bir şey olabilir diye şaşırıyor. İslam alimlerinin bu olay hakkındaki yaklaşımlarına ve açıklamalarına değineceğim öncelikle hadisi Şerif’i sizlere aktarayım melek-ül mevt yani Azrail Musa Aleyhisselam’a ruhunu almak için gönderilmiş. Peygamber’e geldiği zaman Hz. Musa ona Tokat vurmuş. Bir gözü çıkmış Azrail aleyhisselam Rabbine dönmüş demiş ki beni öyle bir kula gönderdin ki ölümü istemiyor, cenab-ı hak tekrar ona gözünü iade etmiş.

Evet ilk duyduğunda insan böyle bir şey olabilir mi diyor nasıl olurdu bir peygamber Allah’ın görevli meleği ile öyle bir münakaşaya girebilir. İslam alimleri bu olayı çeşitli açılardan ele alıyor bir görüşe göre Azrail aleyhisselam daha önceki bilgilerimize dayanarak bir insan kılığına girerek görünüyor. Hz Musa ile karşılaşması sırasında peygamberin ilk önce onun kim olduğunu anlamamış olma ihtimali üzerinde duruluyor. Mesela; Hz Muhammed’e bir bedevi kılığında gelen Azrail ilk kapıyı çaldığında Peygamberimizin ashab-ı tarafından içeriye kabul edilmemişti ikinci denemesinden sonra Peygamberimiz onun sesini duydu ve kim olduğunu anladı. Yani bu sahih hadiste anlatılan Hz. Musa ve Azrail olayını bu şekilde açıklayan İslam alimleri var. Bir diğer görüşte şu ki; Hz Musa’ya gelen Melek Azrail’in yardımcılarından biriydi Yani onun suretinde değildi konu hakkındaki diğer görüşler içinde Dilerseniz kendi araştırmanız yapabilirsiniz.

Peki merak ediyor musunuz acaba herkesin canını almakla görevli olan Azrail meleğinin kendi canına nasıl alınacak ölüm meleği Azrail canını Allahü Teala kendisi alacaktır gün gelecek Azrail aleyhisselam yaşayan herkesin canını almış olacak artık o noktada bir dek Allah ve Azrail kalmışlardır başka kimse yoktur. Allah Azrail’e şöyle der. Ölüm meleği kim kaldı yarattıklarından resullerime, nebilerime, kullarıma herkese ölümü tattırdın ben hariç herkes yok olmaya mahkumdur işte şimdi sıra sende sağ elini sağ yanağının altına koy cennetle cehennem arasında yat ve Canını ver buyurur.

Allah’ın buyurduğunu yerine getiren Azrail aleyhisselam orada hayatını kaybeder artık sadece Allah’a kalmıştır ve sesini yükselterek şöyle der her şeye gücü yeten benim nerede o kurallarınız zalim önderleriniz nerede de kimseden ses gelmez sonra Allah İsrafil meleğinin tekrar diriltir. İkinci kez sura üflemesi için çünkü artık hesap günü gelmiştir hepimiz için bu ve bugün haberleri açtığımızda her gün karşılaştığımız o caniler içinde hayvanlara, çocuklara, kadınlara yapılan kötülükler için sürekli duyduğumuz o kadınların canlarını alanlar için bu Azrail’den mi korkuyorsunuz en azından onun niyeti belli.

Yorum Yap