1. Ana Sayfa
  2. Finans

Temettü Nedir? Peter Lynch Temettüye Bakış Açısı

Temettü Nedir? Peter Lynch Temettüye Bakış Açısı
+ - 0

Temettü nedir? Bugün Peter lynch’in temettüye bakış açısını sizler için kaleme aldım lafı uzatmadan temettü nedir? Sorusuna karşılık bu yazıyı mutlaka okumanızı öneririm. Hisse senetlerine yatırım yaparken tek karımız hisse senedindeki değer artışı üzerinden olmaz. Ortaklar ya hissedarlar işletme yaptıkları yatırımın karşılığını iki şekilde olabilmektedir.

İlk yöntem işletmenin piyasa değerinin artması ile birlikte hisse senedi fiyatındaki pozitif değişim sonucu alım ve satış fiyatı arasındaki farklı oluşan kazançtır, bu kazanca sermaye kazancı denilmektedir.

İkinci yöntem ise işletmenin dönem sonunda hissedarlarına yaptığı temettü ödemesidir. Düz mantıkla bakıldığında temettü verildiği gün hisse senedinde de değer kaybı yaşandığı için sıfır toplamlı bir oyun gibi görünebilir. Ancak bu durum gerçekten böylemidir. Bu yazıda öncelikle akademik veriler ışığında temettü kavramını, temettünün hisse senedi üzerindeki etkisini, Bist’de temettü veren hisseleri ve ünlü yatırımcı Peter Lynch’in temettüye bakış açısını inceleyeceğiz buyurun hemen başlayalım.

Teknolojik gelişmelerin etkisiyle kıtalar ve ülkeler şehirler ve insanlar arasında ki mesafe kısalmakta her dakika her saniye dünyada ve ülkemizde gerçekleşen olaylar ve haberler ceplerimizde ki akıllı telefonlar aracılığıyla zihinlerimizde ki yerini almaya devam etmektedir.

Globalleşme denen bu olgudan Finans piyasalarında nasibini almış önceden sadece büyük bankaların ve zengin piyasa katılımcılarının temsilcilerinin bir araya gelip bir kaç adet şirketin hisse senetlerini birbirlerinden alıp birbirlerini satarak takas ettiği borsa binalarındaki seanslara artık dünyanın çeşitli yerlerindeki binlerce hatta belki de milyonlarca insan oturdukları koltuklarından akıllı telefonlarındaki ya da bilgisayarlarındaki veri terminalleri aracılığıyla katılarak binlerce şirketin hisse senetlerini birbirlerinden alıp birbirlerine satmaktadır.

Kurulduğu günlerde tek bir şahsın yada tek bir tüzel kişinin malı olan belki yıllarca 3-5 kişinin sahibi olarak kalan babadan oğula miras olarak aktarılan işletmelerin onlarca, yüzlerce, binlerce her birine hisse senedi adı verilen parçalara bölünmesiyle ve bu parçaların borsalarda satılmasıyla işletmelerin bir anda binlerce sahibinin olması sağlanmıştır.

Dolayısıyla bu işletmelerin elde ettikleri karları nasıl değerlendirecekleri konusu eskiden olduğu gibi sadece 3-5 kişinin değil bu yeni binlerce ortağın hayatlarını etkilemeye başlamıştır. İşletmelerin dönem sonun da elde ettikleri net dönem kârlarını değerlendirme yöntemlerinden biri olan hissedarlara hisseleri oranında dağıtılması fikri temettü bilmecesi adı verilen bir olguya sebep olmuştur.

Hisse senedi satın aldığınızda aslında şirketin yıllık kârının pay alma hakkına da sahip olmuş oluyorsunuz. Şirket genel kurullarında kâr dağıtım kararı alınması durumunda pay sahiplerine temettü ödemesi yapılır. Kar payı hakkı hissedarların en önemli haklarından biri olmakla birlikte bazı durumlarda sınırlandırılabildiğini unutmamak gerekir.

Bir işletmenin maliyet giderleri ve zararları çıkarıldıktan sonra kalan net kârının hisse senedi başına düşen bölümüne kar payı yada temettü denilmektedir. İşletmelerin dönem sonu net karının tamamını ya da bir kısmını çeşitli şekillerde dağıtmasına temettü dağıtımı ya da kar payı dağıtımı denilmektedir.

Bazı şirketler kârlarını hissedarlarına dağıtarak temettü vermekte bazı şirketler kârlarını yeni yatırımlara yönlendirmekte ve bazı şirketler de kârın bir kısmını dağıtıp bir kısmı ile de yatırımları finanse ederek büyümeye çalışmaktadır. Bu hibrit yöntemle hem hissedarlar memnun edilmeye çalışılır hem de şirketin yatırımları finanse edilerek rekabet gücünün korunması ve hissedarların gelecekteki çıkarlarının korunması sağlanmaya çalışılır.

İyi şirketler genel olarak bu hibrit yönetimi uygulamakta temettü ve finansman politikalarıyla bir denge kurarak şirketi geleceğe taşımaya devam ederler.

Temettü Verimi

Yatırımcıların ve hissedarların işletmenin finansal durumunu incelerken baktıkları bir diğer oran temettü verimi oranıdır. Temettü verimi hisse başına dağıtılan temettü tutarının hisse senedinin ilgili tarihteki piyasada belirlenen pay değerine bölünmesi ile bulunur. Örneğin X hissesinin hisse başına dağıtacağı temettü tutarı 0,10 TL ise bu dağıtımın açıklandığı tarihteki hisse fiyatı 1 TL ise açıklanan tarihteki hissenin temettü verimi %10 olmaktadır.

Dağıtım Çeşitleri

İşletmeler kar payı dağıtma kararı aldığında dağıtacağı kar payını nakit olarak, hisse senedi olarak ya da hibrit bir şekilde bir kısmını nakit bir kısmını hisse senedi olarak dağıtabilmektedir. İşletmelerin en çok başvurduğu kar payı dağıtım şekli nakit kar payı dağıtımıdır. Bist’de işlem gören şirketlerin nakit kar payı dağıtımı hissedarların merkezi kayıt kuruluşu nezdinde ki hesaplanan nakit olarak yatırılması ile gerçekleşmektedir.

Nakit kar payları yatırılırken gerçek kişilerden yüzde on beş oranında spotaj kesilmektedir. Bu sebeple nakit kar payı dağıtımı kamu açıklanırken hisse başı kar payı hem bürüt olarak spotaj kesilmemiş haliyle hemde net olarak spotaj kesilmiş haliyle açıklanmaktadır.

Bunun dışında bist de işlem gören Gayrimenkul Yatırım ortaklıklarının dağıttıkları kar payın da spotaj kesilmemektedir. Bist’de işlem gören işletmelerde nakit kâr dağıtım esnasında işletmeden nakit çıkışı gerçekleştiği için şirketin piyasa değerinde de nakit çıkışı kadar bir azalma meydana gelir bu sebeple nakit kar payı dağıtımı gerçekleşti gün hissedarların varlıklarında spotaj tutarın da bir azalış gerçekleşir.

Nakit kar payı dağıtımı bir GYO İşletmesi için gerçekleşirse hissedarların varlıkların da herhangi bir kayıp gerçekleşmez. Nakit kar payı ödeme şekli tek seferde ya da taksitler halinde olabilir. Kar payların hissedarların hesabına geçiş tarihi ise dağıtımın yapıldığı tarihten itibaren iki gün gecikmeli olarak gerçekleşmektedir.

Kar payı dağıtımı ile ilgili teorik görüşler mevcuttur. Bir firmanın kar payı dağıtım politikası sadece o firmanın cari hisse senedi fiyatları etkilemekle kalmayıp aynı zamanda politikayı oluşturan firma yöneticilerini portföylerini ilgili firmanın hisse senetlerini eklemeyi düşünen yatırımcıları ve sermaye piyasalarının işleyişini anlamaya çalışan ekonomistler ile finansçıları da etkilemektedir.

Bu Fenomen hakkında bilim dünyasında yapılan ilk çalışmalardan birisi de Merton h.miller ve Franco Modigliani’nin 1961 yılında yayınladığı kar payı politikası büyüme ve hisse senetlerinin değerlemesi isimli çalışmadır.

Miller ve Modigliani yayınladıkları çalışmalarında belirli varsayımlar eşliğin de bir firmanın kar payı dağıtmasının yada dağıtılmamasının o firmanın hisse senetlerinin değerinde herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermeyeceğini sovunmuşlardır.

Modigliani ve Miller’in rasyonel yaklaşım ifadesiyle kabul ettikleri varsayım ise yatırımcıların her zaman daha yüksek kazancı tercih edeceğidir. Yazarların makalesine göre yatırımcılar için nakit kazançları ya da sermaye kazançları arasında hiçbir fark bulunmamaktadır.

Modigliani ve Miller hipotezinin varsayımları birçok çalışmada sorgulanmıştır. Örneğin Modigliani ve Miller varsayımlarını ileri sürerken vergileri dikkate almamışlardır. Bu konuda bir diğer teori, Eldeki kuş teorisi.

Modigliani ve Miller’in kar payı ilişiksizlik protezi temettü konusunda yapılan ilk çalışmalardan biri olmasını binayen finans çevrelerin de fazlaca ses getirmiştir. Protezi destekleyen bir çok Finans uzmanı ve akademisyen olduğu gibi hipoteze karşı ciddi bir şüphe duyan karşı hipotezlerde bulunan birçok akademisyen de mevcuttur.

Myron Gordon ve John Lintner’in katkılarıyla oluşturdukları eldeki kuş teorisi hemen teorisine karşı oluşturulan en ünlü teorilerden birisidir. Myron Gordon ve John Lintner’in yayınladıkları makalelerinde Modigliani ve Miller’in savlarının özü olan temettü politikasının firmanın hissetmedi fiyatını hiç bir şekilde etkileyebileceği fikrine karşı temettü politikasının firmanın hisse senedi fiyatını etkileyeceği fikrini savunmuşlardır.

Eldeki kuş teorisi adıyla anılan çalışma ile yatırımcıların yakın tarihte dağıtılacak kâr paylarını orta ve uzun vadede elde edilecek sarmaya kazançlarına ya da temettü kazançlarına tercih edecekleri öne sürülmüştür. Teoride eldeki kuş metaforu ile kast edilen firmanın yapacağı temettü ödemesi olurken daldaki kuş olarak kastedilenin ise gelecekte elde edilecek temettü ya da sermaye kazancı olmaktadır.

Teorinin ana esasını oluşturan olgu belirsizlik kavramıdır. Myron Gordon ve John Lintner’in gelecekte yapılacak bir temettü ödemesine karşın yakın gelecekte yapılacak kesinleşmiş temettü ödemesinin daha az riskli olduğunu belirtmiştir. Firma tarafından yapılacak kar payı ödemesinin kesinleşmesiyle beraber yatırımcının da getirisi kesinleşmiş olacaktır.

Temettü verimi yüksek olan hisse senetlerinin fiyatlarının temettü verimi düşük olan hisse senetlerinin saflarına göre daha fazla yükseldiğini ifade edilmektedir. Literatürde Gordon büyüme modeli adıyla da anılan bu modelle Myron Gordon dağıtımı beklenen kar payı tutarının hisse senedinin fiyatını doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur.

Myron Gordon ve John Lintner’e göre yatırımcılar ve hissedarlar kar payı şeklinde elde edilecek bir birimlik temettü kazancını oluşması beklenen birbirimlik sermaye kazancını tercih edecektir. Düşük riskli yatırımcı profilleri alı koyulan dönem karları ile finanse edilen yatırımlarla gelecekte elde edilebilecek sarmaya kazandığına karşılık her zaman cari dönemde yani içinde bulunan dönemde elde edilecek cari temettü kazançlarını tercih edeceklerdir.

Tabi bu iki teoriden Başkada temettünün hisse senedi üzerine etkisini inceleyen çalışmalar mevcut örneğin vergi tercih teorisi çalışmasına göre temettü de var olan vergiden kaçınmanın daha rasyonel olduğu düşünüldüğünden firmaların kar payı dağıtmak yerine karların işletme bünyesin de tutulmasının daha akıllıca bir yöntem olduğu düşünülmekte ve yatırımcıların temettü yerine sermaye kazancına yöneleceği ifade edilmektedir.

Yaşam Döngüsü Teorisi

Son olarak yazacağımız en güncel teorimiz ise yaşam döngüsü teorisi: Temettü bilmecesine yapılan çalışmalardan en yenisi ve araştırmacılar tarafından en tutarlılardan biri olarak kabul edilen yaşam döngüsü teorisi ilk kez Yucin Fama ve French tarfından 2000 yılında kaleme alınan kaybolan temettüler değişen firma karakteristikleri ya da düşen temettü eğilimi adlı çalışma ile yerini almıştır.

Fama ve French yayınladıkları çalışmalarında 1926 1999 yılları arasında 1972 yılından sonraki döneme daha özel bir ilgi göstererek Amerikan borsaların da işlem gören firmalar incelemişlerdir. Bu çalışmaya göre büyük firmaların ve karlı firmaların büyük bir çoğunluğu temettü ödemesi de bulunurken yatırımları fazla olan firmalar temettü dağıtma fikrine daha az yaklaşmaktadır.

Temettü ödeyen şirketler ödemeyenlere göre daha yüksek kârlılık oranına sahip olurken temettü ödeme şirketlerde daha sağlam büyüme fırsatlarına sahip olmaktadır. Temettü ödeyen şirketlerin yatırım tutarları kazançlarından daha düşük oranda olurken temettü ödemeyen şirketlerin yatırım tutarları şirketlerin kazançlarının fazlasıyla aşarak dış kaynak teminini zorunlu hale getirmektedir.

Öte yandan temettü ödemeyen şirketlerin daha yüksek oranda yatırım yaptığı daha fazla araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunduğu ve temettü ödeyen firmalardan daha yüksek piyasa değeri defter değeri oranlarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Son olarak temettü ödeyen şirketlerin ödemeyen şirketlerden on kat daha büyük olduğu sonucuna varılmıştır.

Burada bahsedilen bütün bu bulgularla yaşam döngüsü teorisinin ana hatları ortaya çıkmıştır. Teorinin temel de öne sürdüğü fikir şirketlerin yaşam döngüsünde bulunduğu aşamanın kâr payı dağıtım politikalarında etkili olduğudur. Yaşam döngüsünün büyüme aşamasında olan şirketler küçük zayıf nakit akışına sahip, düşük karlılığı olan kendine pazarda yer edinmeye çalışan ancak yüksek büyüme potansiyelinin ve karlı yatırım fırsatlarına sahip şirketlerdir.

Karlı yatırım fırsatlarını değerlendirmek için finansman gereksinimine ihtiyaç duyan bu şirketler elde ettikleri karları şirket bünyesin de alıkoyarak bu gereksinimlerini karşılamaya çalışırlar. Eğer büyüme aşamasında ki şirketler dönem sonunda elde ettikleri karları şirket bünyesin de alıkoymayıp hissedarlarına dağıtma yolunu seçerlerse bu durumda yatırımları finanse etmek için ihtiyaç duydukları finansmanı dış kaynaklardan temin etmek zorunda kalırlar bu sebeple söz bu şirketlerin kar dağıtımı yapması yerine karları alıkoyması rasyonel bir beklentidir.

Yaşam döngüsünün olgunluk aşamasına bulunan şirketler ise yüksek karlılığa, düşük büyüme oranlarına, yüksek nakit oranlarına sahip fakat cazip karlı yatırım fırsatlarına sahip olmayan büyük şirketlerdir. Bu şirketler belli bir pazar payını ulaşmış şirketlerdir bu şirketlerde büyüme ve büyüme beklentileri sınırlıdır. Dolayısıyla yatırımcılar ve hissedarlar yatırımların karşılığını alma noktasında daha yüksek beklentilere sahiptirler.

Yaşam döngüsü teorisi üzerine yapılan simülasyon çalışmalar göstermiştir ki köklü şirketler hiç temettü dağıtmamış olsalardı bu şirketlerin nakit bakiyeleri devasa olurdu ve şirket borçları önemsiz düzeyde kalırdı. Yaşam döngüsü teorisini test edilmesine yönelik birçok çalışma yapılmış ve yapılan bu çalışmaların çoğunu sonucunda teoriyi destekleyen sonuçlar elde edilmiştir.

2011 ile 2017 yılları arasına ait bilanço ve gelir tablosu verileri üzerinden borsa İstanbul’da temettü veren şirketler üzerinden yapılan çalışma ile yaşam döngüsünün hangi aşamasında olduğunu gösteren tabloyu bu linkten görebilirsiniz.

PETER LYNCH Temettü Bakış Açısı

“Bana zevk veren tek şey nedir biliyor musunuz? Temettü ALmak.” John D. Rockefeller. Elbette dünyada çok büyük yatırımcılar var. Ancak çok az yatırımcı PETER LYNCH’in siciline sahiptir. PETER LYNCH 1977 ve 1990’lı yılları arasında Filelity Magellan fonunu yönetmiştir bu süre zarfında 13 yılın 11 yılında S&P 500’ü geride bırakmış ortalama yüzde yirmi dokuzun üzerinde yıllık getiri elde ederek piyasaları büyük bir farkla yenmiştir.

İsterseniz gelin ünlü yatırım gurusu PETER LYNCH’in temettüye bakış açısını anlattığı borsa da tek başına kitabından devam edelim. Fazladan gelir peşinde olan yatırımcılar temettü ödeyen listeleri ödemeyenlere tercih ederler. Bu gayet doğal Ancak asıl konu temettülerin şirketlerin değerini ve hisse fiyatlarını zaman içinde nasıl etkilediğidir.

Temettü ödeyen şirketlerin bir avantajı temettünün hisse fiyatının düşmesini önemlisidir. Genelde krizlerde yüksek temettü ödeyen şirketlerin listeleri temettüsüz hisselerden daha yüksek performans göstermiştir. PETER LYNCH Portföyün de az sayıda da olsa orta hatta yavaş tempolu şirketleri hisselerinden bulundurmaya çalıştırdığını ifade eder.

Bir hissenin fiyatı 20 TL ise 2 TL’lik bir temettü %10 kar anlamına gelir ama bu hissenin değeri 10 Tl’ye düşerse kar oranı aniden %20’ye çıkar. Yatırımcılar bu oranın değişmeyeceğine emin olurlarsa bu hisseyi sadece kar payı için satın alabilirler. Bu da hisse fiyatına bir tavan belirleyecektir.

Aynı zamanda köklü ve ağır tempo ile büyüyen şirketlerin hisseleri temettülerine sürekli olarak ödedikleri ve düzenli aralıklarla artırdıkları için kriz anlarında büyük bir ilgi gördüğünü unutmamak gerekir. Öte yandan küçük şirketler bu sayede daha hızlı büyüme gösterebilirler çünkü ellerindeki parayı işlerini geliştirmekte kullanması potansiyellerini arttıracaktır ancak şunu da unutmamakta fayda var.

PETER LYNCH dinamik hızlı büyüyen bir şirketi her zaman için uyuşuk eski ama temettü ödeyen bir kuruluşa tercih etmektedir. 27 30 yıldır düzenli olarak temettülerini artıran şirketler sizin için en uygun kuruluşlardır döngüsel şirketlerin temettülerine de de her zaman güven olmayacağınıda unutmayın 20 yıl olmasa da borsa İstanbul’da 10 yıldır düzenli olarak temettü veren hisseleri buradan bakabilirsiniz.

Tüm bu bilgiler ışığında benim şahsi düşüncem bir şirketin temettü vermesinin tek başına hisse seçimi için bir kriter olamayacak ancak önemli kriterlerden biri olduğunu yadsınamaz bir gerçek olduğu yönündedir. Tabii bir de son zamanlarda çok popüler olan temettü emekliliği konusu var. Temettü emekliliği akıllı bir yaklaşım ve gerçekten mümkün mü? Bunu da diğer yazılarımız da paylaşalım.

Yorum Yap