Utangaçlık nasıl yenilir Biz neden utanırız ve utangaçlığın üstesinden nasıl
gelinir bunu yazacağım arkadaşlar fazla uzatmadan utangaçlık nasıl yenilir.
Herkes belli yaşlar da utangaçlık yaşar. Ancak utangaçlık bazı koşullarda çıkar. Ve yüksek seviyeli utangaçlıklar bizi sosyalleşmekten alıkoyar. Hatta çoğu zaman sosyal yerler de davranışlar bile değişir. Tanınmayan bir ortam da bulunduğunuz da , ilk iş gününüzde, okul değiştirme gibi birçok alan da çekinme, utanma hali ortaya çıkabilir.
İçindekiler
- 1 Utangaçlık Nasıl Yenilir
- 2 Çekingenliğinizden bahsetmeyin.
- 3 Utangaçlığınızın nedenlerini bulun.
- 4 Utangaçlığınızı tetikleyen durumları tespit edin ve bunların üzerine gidin.
- 5 Göz teması kurun.
- 6 Kendinize değil başka şeylere odaklanın.
- 7 Diğer insanları gözlemleyin.
- 8 Kızarır veya titrerseniz aldırmadan konuşmaya devam edin.
- 9 Sorunu büyütmeyin ve başka insanların aklını okumayın.
- 10 Kötü anıları geride bırakın.
- 11 Yanlış hayaller kurmayın.
- 12 Kimlerle konuştuğunuza dikkat edin.
- 13 Araştırma yapın.
Utangaçlık Nasıl Yenilir
Çekingenliğinizden bahsetmeyin.

Yakın çevrenizdeki insanlar çekingen olduğunuzu biliyor olabilir. Ama ilk kez karşılaştığınız insanların sizin hakkınızda bir fikri yoktur. Kendinizi başka insanların gözünde etiketlemek yerine biraz ketum olun. Böyle davrandığınızda, karşınızdaki insanda utangaçlığınıza dair bir beklenti yaratmalısınız ve kendinizi de utangaç olduğunuz konusunda telkin etmekten kaçınmış olursunuz.
Utangaçlığınızın nedenlerini bulun.

Utangaçlığın birçok sebebi olabilir. Sorun aynı gibi görünse de, sebepler ve çözümler kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bu yüzden utangaçlığın sebebini tespit edebilmek, bu durumla başa çıkmak için kendi yolunuzu çize bilmenizi sağlar. Utangaçlığını kabullenip sorunun etrafından dolanarak yaşamaya çalışmak yerine
sebepleri araştırmak çözüme doğru atacağınız ilk adım olacaktır.
Unutmayın, çözümün bir parçası değilseniz sorunun bir parçasısınız demektir. Kendinize zor sorular sormaktan korkmayın ve utangaçlığın sebeplerini birer birer ortaya çıkarın.
Utangaçlığınızı tetikleyen durumları tespit edin ve bunların üzerine gidin.

Kendinizi ne kadar utangaç görürseniz görün, rahat olduğunuz ortamlar vardır. Yani utangaçlığın seviyesi, içinde bulunduğunuz duruma göre değişiklik gösterir. Yakın arkadaşlarınızla çok rahat bir şekilde muhabbet edebiliyorken, okul ortamında, toplantılarda veya kalabalık akraba ziyaretlerinde gergin hissediyor olabilirsiniz.
Rahatlığınızı koruyamadığınız ortamları tespit edin ve en kolayından başlayarak kendinizi birer birer bu durumların içine sokun. Çünkü sadece düşünerek hiçbir yere varamayacaksınız. Burada önemli olan kademe kademe utangaçlığınızın üzerine gitmektir. Birdenbire çıkıp yüz kişinin karşısında konuşma yapmaya çalışırsanız çekingenliğiniz birden bire yok olmaz. Önemli olan adım adım konfor alanınızı terk etmeye çalışarak, pratik anlamda utangaçlığınızın üzerine gitmektir.
Göz teması kurun.

Utangaçlık ve göz temasını sürdürememe arasında yakın bir ilişki vardır. Sizin de böyle bir sorununuz olabilir. Gözlerinizin içine bakamayan bir insanla konuşmak bir süre sonra çok rahatsız edici hale gelir. Böyle insanlara güven duymak da zordur çünkü bir şey saklıyor gibi hissettirirler.
Bu yüzden bu konuyu olabildiğince dikkate alın ve iletişimde göz temasını korumaya çalışın. Bununla beraber, karşınızdaki insana aralıksız şekilde diktik bakmanız da hakkınızda rahatsız edici bir algı oluşmasına sebep olacaktır. Doğal göz teması oranın 80/20 civarında olduğunu unutmayın Gözlem yapmak için filmlerde göz teması kurulan sahnelere dikkat edip, benzer şekilde davranabilirsiniz.
Kendinize değil başka şeylere odaklanın.

insan utandığı anda tüm dikkati kendi üzerindedir kızarıp. Kızarmadığınızı, dışarıdan nasıl göründüğünüzü, kıyafetlerinizin ne durumda olduğunu düşünmek yerine, dikkatinizi iletişim kurduğunuz kişilere ve konuştuğunuz konulara verin. Bu hem daha rahat olmanızı sağlayacak hem de iletişimin kalitesini artıracaktır.
Çünkü sadece kendine odaklanan bir insan aslında gerçekten iletişim kuramaz. Sürekli kendini odaklanmak çok yorucudur ve enerjinizi çok kısa bir sürede tüketir. Eğer dikkatiniz dağılır ve konudan uzaklaşırsınız en azından kendinize değil, etrafınızda olan bitene ve diğer insanlara odaklanın. Detayların arasında utangaçlığını aklınıza bile gelmeyecektir.
Diğer insanları gözlemleyin.

Odağınızı başka insanlarda yoğunlaştırmak sadece heyecanınızı azaltmaz. Aynı zamanda size çevrenizdeki diğer insanların iletişim biçimleri hakkında fikir verir. Ortamlarda çok rahat davranabilen insanları gözlemleyin. Tabii ki bunu tuhaf tuhaf bakışlar atarak ya da sürekli aynı kişiyi keserek tuhaf hale getirmenizi tavsiye etmiyorum.
Sadece rahat iletişim kuran insanların bunu nasıl yaptığı hakkında bir fikir edinmenizi istiyorum. Lafa nasıl doğal şekilde giriyorlar? Ne zaman espri yapıp ne zaman ciddi oluyorlar? Bunları, detayları dedik dedik etmeden bir akış halinde gözlemleyin.
Kendinizi sıkmadan, olaylara bu şekilde ders niteliğinde yaklaşırsanız, bilinçaltınız alması gereken bilgileri toplayacaktır. Hiç kimse bir iletişim uzmanı olarak doğmaz.
İnsan her şeyi etrafından etkilenerek öğrenir. Doğuştan rahat davranıyor gibi görünen kişiler sadece hızlı öğrenenlerdir. Çekingenliğinizi bir eksiklik olarak değil, öğrenmeyi atlamış olduğunuz bir yeteneğin eksikliği olarak görün ve kendinizi öğrenmeye açın.
Kızarır veya titrerseniz aldırmadan konuşmaya devam edin.

Bazen vücudunuza söz geçiremezsiniz ve fizyolojik tepkiler verirsiniz. Göz bebekleriniz büyüyebilir, Mimikleriniz rahatsız olduğunuzu ele verebilir, sesiniz veya vücudunuz titreyebilir ya da kızarabilirsiniz. Tüm bunlar oluyorken durumun ne kadar kötüye gittiğine odaklanırsanız, karşınızdaki kişi de ister istemez bunları odaklanacaktır. Kontrol edemediğiniz şeyler için canınızı sıkmayın. Amacınızı hiçbir zaman unutmayın. İletişim kurmakta esas olan düşünce alışverişidir.
Eğer eğlenceli bir ortamdaysanız da amaç eğlenmektir, kasvetli olmak değil. Konuştuklarınıza ve tartışılan fikre odaklanırsanız, iletişim kurduğunuz kişiler de bunlara odaklanır ve diğer detaylar sandığınız kadar göze çarpmaz. Soğuk bir ortamdan sıcak bir ortama giren biri de terleyebilir ya da yorgunluk veya rahatsızlık gibi durumlar, vücudunuzda tepkiler oluşturabilir.
Normal şekilde iletişime devam ederseniz, insanlar heyecanlı olduğunu düşünmek yerine bunlara ihtimal verir ve sizin fizyolojik tepkilerinizi fazla dikkate almaz. Siz bu tür tepkiler yaşadıkça bunların üzerine gider ve normal davranırsanız, bunlar da zamanla azalacaktır. Çünkü bu tepkilerin hepsinin temelinde kaçmak istediğiniz utanma duygusu ve çekingenlik üzerine olan olumsuz düşünceleriniz yer alır.
Sorunu büyütmeyin ve başka insanların aklını okumayın.
İşte şimdi rezil oldum, benim s**** olduğunu düşünüyor sanırım biraz ileri gittim gibi boş sorgulamalara girmeyin. Çok rezil olsanız bile, insanların hafızalarında sadece saniyeler boyunca yer edeceğinizi unutmayın. Olaya kendi açınızdan bakabilirsiniz: Gün içerisinde gördüğünüz insanların kaçını hatırlıyorsunuz? Ya da çok tuhaf davranan insanlar görseniz bile, hafızanıza ne kadar yer ediyor ki?
İsteseniz de hayatınızdaki herkesi umursayamazsınız ve bu diğer insanlar için de böyledir. Olayı zihninizde büyütüp diğer insanların ne düşündüğü hakkında atıp tuttukça, buna kendiniz de inanırsınız. Oysa onların ne düşündüğünü hiçbir zaman bilemezsiniz ve tahminleriniz çoğu zaman yanlıştır.
Bu durum paranoyaklığa kadar ilerleyebilir ve sizin huzurunuzdan edebilir. Ama bu herkesin başına gelebilir. Her insan ara sıra kendi aralarında gülüşen bir grup insanın kendine güldüğünü zannetmiştir. Onlar size gülmüyor. Kendinizi bu kadar önem vermeyi ve insanların aklını okumayı bırakın. Size gülseler bile bu hiçbir şeyi değiştirmezdi. Kendinize engel olan tek kişi sizsiniz.
Kötü anıları geride bırakın.

Çoğu utangaç insan zihnindeki bir zindanda hapsedilmiş gibidir. Yaşadıkları kötü olayları kendi kendilerine tekrar edip dururlar. Böyle yaptığınızda, psikolojiniz olumsuz etkilenir ve utangaçlığınız içinden çıkılmaz bir hale bürünür. Gün içinde yaşadığınız olumsuz olayları geride bırakıp şimdiye odaklanmalısınız.
Tek bir kötü olay tüm gününüzün kötü geçeceği anlamına gelmez. Büyük ihtimalle yaşadığınız olumsuzluk sizin dışınızda hiç kimse için önemli bir detay değil. Bu yüzden tek bir kusurun tüm gününüzü zehirlenmesine İzin vermeyin.
Yanlış hayaller kurmayın.

Başkalarının aklını okumak kadar zararlı olan diğer bir alışkanlık da hayal gücünüzü aleyhinize kullanmaktır. “Ya rezil olursam?”, “Ya benden nefret ederlerse?”, “Ya elimdekini dökersem?” gibi düşüncelere kapılırsanız, garanti edebileceğiniz tek şey sorun çıkacağıdır.
Kendinizi devamlı olarak olumsuz durumların içinde hayal ettiğinizde, duygularınız da olumsuz bir hal alır ve gerçekte de rahat davranmanız zorlaşır. Her türlü felaket senaryosunu düşünmekten gerçekte olup bitenlere odaklanamazsınız ve kötüyü düşündüğünüzde eninde sonunda başınıza kötü şeyler gelir.
Eğer sosyal ortamları düşündüğünüzde aklınıza sadece bu tür felaket senaryoları geliyorsa, o gün geldiğinde ne yapacağınızı hiç düşünmeyin. Zaten en mükemmel senaryoyu planlasanız da, kafanızdaki gibi gitme olasılığı çok düşüktür ve kötümser bir insansanız, bu tarz hayaller sizi daha da tutuk bir hale sokacaktır. Olayları oluruna bırakın ve kafanızda aynı kabusları döndürüp dolaştırmaktan vazgeçin.
Kimlerle konuştuğunuza dikkat edin.
Zor insanlarla iletişim kurmaya çalışmayın. Bu sadece hafızanıza yeni bir kötü ana ekleyip, utangaçlığınızı artırmaktan başka bir sonuca varmaz. Sizi tersleyebilecek ya da patavatsız şakalar yapabilecek insanlardan kaçının.
Bu tip insanlar aşağı yukarı kendini belli eder. Yanında rahat hissetmediğiniz kişilerle konuşmak zorunda değilsiniz. Bunu yapmaya çalıştıkça, utangaçlığınız zirve yapar ve suçu kendinizde ararsınız. Hiçbir şekilde sosyal yeteneklerinize güvenmiyorsanız konuşması en kolay kişileri tercih edin Örneğin, her gün gördüğünüz neşeli esnafla muhabbetinizi biraz olsun arttırın.
Ya da durakta sizinle konuşmak isteyen amcayla bol bol muhabbet edin. Bir arkadaş topluluğu içindeyken de konuşmayı rahatlıkla sürdürebileceğiniz kişileri seçin ve onlarla kaynaşın. Karşınıza çıkan iletişim fırsatlarını değerlendirdikçe, utanacak bir durum olmadığının farkına varmanız kolaylaşır, deneyim kazanırsınız ve kendiniz hakkında daha iyi hissedersiniz.
Araştırma yapın.

Sadece bir video izleyerek ya da internette bulduğunuz bir makaleye okuyarak utangaçlığını üstesinden gelebileceğinizi zannetmeyin. Bu konu hayatınızda bir problem yaratıyorsa, onu çözene kadar gereken özeni gösterin. Gündelik hayatta öğrendiklerinizi uygulamayı ihmal etmeden, kişisel gelişim, beden dili, iletişim ve psikoloji üzerine daha çok araştırma yaparak, neler yapabileceğiniz hakkında fikirler edinin.
Size hızlı çözümler vadeden hiçbir kaynağa güvenmeyin. Çabuk gelen, çabuk gider. Kalıcı çözümler elde etmek istiyorsanız emek harcamalı, bilgilerinizi sürekli arttırmalı ve öğrendiklerinizi patlayana kadar biriktirmek yerine uygulamaya geçmelisiniz. Utangaç olmak, yeni bir ortama girince çekinmek insanı çaresiz hissettirse de, bu kısır döngüye mahkum değilsiniz.
Her seferinde sonuç aynı oluyor gibi görünse de denemeye devam etmelisiniz. Sonuçlar bir günde gelmez. Bu yüzden hep aynı şeyleri denemek yerine kademe kademe ilerleyin ve size ne kolay geliyorsa ondan başlayın. Anlattığım önerilere tekrar göz gezdirecek olursak.
Çekingenliğinizden bahsetmeyin: Bir beklenti oluşturursanız farklı şekilde davranamazsınız. Utangaçlığınızın nedenlerini bulun: Bu sayede sorunları çözmeniz kolaylaşır.
Utangaçlığınızı tetikleyen durumları tespit edin ve bunların üzerine gidin: Bir adım atmadan çözümün ayağınıza gelmesini beklemeyin. Göz teması kurun: Karşınızdaki insanın sizde güvenebilmesi ve rahat hissedebilmesi için dengeli bir göz teması kurmaya alışmanız gerekir.
Kendinize değil başka şeylere odaklanın: Böylece heyecan duygunuz azalacak ve dikkatiniz konuya yöneldiği için iletişim güçlenecektir. Diğer insanları gözlemleyin. Herkesten bir şey öğrenebilirsiniz. Diğer insanların da bebeklikten beri başkalarını taklit ederek öğrendiklerini unutmayın.
Vücudunuz anormal tepkiler vermeye başlarsa, konuşmaya devam edin. Bunlara odaklanırsanız diğer insanların dikkatini de bunlara çekerseniz ve bu problemler tekrarlamaya devam eder. Sorunu büyütmeyin ve başka insanların aklını okumayın. Dünyanın merkezinde siz yoksunuz ve herkes her an sizi düşünmüyor.
O insanlar size gülmüyor ya da başkaları her an sizin tuhaf olduğunuzu düşünmüyor. Kötü anılar geride bırakın ve iyilerini yaşamanıza engel olmalarına izin vermeyin. Yanlış hayaller kurmayın. Kafanızda dönen felaket senaryolarından kurtulun, her şey ile zamanı gelince ilgilenin ve kendi yolumuza taş koymayın. Kimlerle konuştuğunuza dikkat edin. Zor insanları mecbur kalmadıkça pas geçin ve kolay iletişim kurabileceğiniz insanlarla daha çok konuşmaya çalışın.
Araştırma yapın: Kendinizi hangi konularda geliştirebileceğinizi, sorununuzun temelinde neler olabileceğini araştırın ama ay iki tane olmak yerine uygulama kısmını da gereken önemi verin. Böylece edindiğiniz bilgilerin bir anlamı olur.
Her şeyin bir sebebi olduğu gibi her sorunun da bir çözüm muhakkak vardır. Kendinize gereken zamanı tanıyın ve en önemlisi başarabileceğinize inanın. Yeterli azmi gösterdiğinizde üstesinden gelemeyeceğiz bir kusurumuz olmadığını unutmayın. Okuduğunuz için teşekkür ederim.