1. Ana Sayfa
  2. Yaşam

Hayatın Değişecek Evi Asla Düzenlemek Zorunda Kalmayacaksınız!

Hayatın Değişecek Evi Asla Düzenlemek Zorunda Kalmayacaksınız!
+ - 0

Bugün sizlere Danshari japon ev düzenleme sanatından bahsedeceğim. Evde neden olduğunu bilmediğimiz artık ihtiyacımız olmayan birçok eşyamız yok mu? Evimizi acaba kendimize layık buluyor muyuz ya da dolabı şöyle açtığımızda neden olduğunu bilmediğimiz hala orada neden var bilmediğimiz ve kullanmadığınız bir çok eşyamız yok mu?

Evet Danshari bunlardan kurtulmamız için çok güzel bir yöntem aslında peki nedir bu Danshari? Bir Japon ev düzenleme sanatına bahsediyoruz. Bu ev düzenleme sanatının tekbir sloganı var. “Evinize artık düzenlemenize gerek yok Danshari ile evinizi bir kere düzenleyin ve sonsuza kadar düzenlemek zorunda kalmayın.”

Size bir soru soracağım evi temizlemek dediğimde aklınıza ne geliyor? Eşyaları toplamak mı? Yere saçılanları toplamak mı? Evi süpürmek mi, yoksa bazı şeyleri ayıklamak mı? Bunlardan hangisi aklımıza geliyor hepimizin aklına farklı farklı şeyler geliyor bazıları diyor ki hayır bunların hepsi benim için temizlik, bazısı diyor ki Evi süpürdüm bitti zaten toparlıyorum hallediyorum.

Danshari aslında burada devreye giriyor önce diyor ki, sen önce bir ayıkla diyor Danshari ayıklama kısmında başlıyor. “Dan” içeri girişi engelliyor giriş-çıkışları kontrol ediyor. “Şa” diyor ki Ayıkla derle toparla Ondan sonra temizliğini yap son aşamamız bizim aslında süpürüp silmek. O yüzden Danshari birazcık daha farklı bir temizlik anlayışı ile karşımıza çıkıyor.

İsmini aslında yoga pozlarından alan bir felsefe bu minimalizme çok yakın Hatta minimalizm olarak nitelendirebiliriz. Fakat bu felsefenin temelinde sadece minimalist yaşam yok. Kendi benliğinizi bulmak var evinizi düzenlemek eşyalarınızı toparlamak ya da belirlemek sadece bizim evimizi düzenimizi toparlamak cebimize faydalı olan bir şey değil diyor.

Bu aynı zamanda Kendimizle bağ kurmayı öğrenmek, kendimizi sevmek anlamına geliyor diyor. Aslında evimizle birlikte zihnimizin ve kendimizin dağınıklığını toparlamak diyor. Kelimelerin anlamlarına baktığımızda Danshari, “Dan” yani reddetmek demek, “Şah” yani ayıklamak demek, “Ri” de bağ kurmak bağlanmamak anlamına geliyor ve ismini tamamı aslında felsefeyi anlatıyor.

Reddet, at ve bağ kurma. Peki nedir bu Danshari? Öncelikle kim bulmuş ondan bahsedeyim. Hideko Yamashita bulmuştur aynı zaman da aslında akımı bu yaklaşık üç milyondan fazla kişi bu akımı Japonya’da kullanıyor akımın zaten isminden de belli olduğu üzere reddetmek gibi bir felsefesi var bize şunu anlatıyor.

Biz diyor aslında eşyalarla çok bağ kuruyoruz ve biz aslında eşyaları atamıyoruz biz dolabı şöyle açıyoruz ya buna vaktim yok deyip dolabımızı toplamıyoruz diyor fakat özünde kendimizi kaybediyoruz diyor. Bu akımda en çok sevdiğim ve en çok hoşuma giden yalnız şuydu. Yaşadığımız yerler sizi temsil eder diyor, yani evini sizi temsil eder diyor ne kadar karışık ve karmaşıksa siz de o kadar karışık ve karmaşıksınızdır.

Zihniniz o kadar karışık ve karmaşıktır diyor ve bu kadar çok eşya ile bağ kurdukça aslında. Hem kendinizle başta söylediğim gibi hem de çevrenizle ilişki kuramıyor olacaksınız çünkü bütün dikkatinizi o eşya ya o işe veriyor olacaksınız diyor bu en çok dikkatimi çeken şeydi burada çünkü çok hoşuma gitti şunu anlatmaya çalışıyor akım.

Diyor ki senin Annannenden Annenden kalan eşyalar varsa sen onlarla bağ kuruyorsun diyor, sen evine gelen misafire en güzel bayrak takımını çıkarıyorsun ama kendine çıkarmıyorsun çünkü kendini buna layık görmüyorsun diyor. Sanırım felsefenin beni en çok etkileyen kısmı buydu yakın zamanda evlendiğimi biliyorsunuz. Bu felsefeyi düğünden sonra öğrendim, yani bunu bilerek böyle bir yol izlemiştim fakat şunu kabul ediyordum ki hayatında çok fazla eşya olmayacak.

Fakat evimizin eşyalarına baktığımız da bizim hala çok eksiğimiz var fakat biz bunlarla yaşıyoruz. Danshari aslında bizim hayatımızı çok iyi yansıtıyordu bu yüzden bu listeyi size yazmak istedim. Çünkü şunu söylüyor sen diyor işte evine gelecek olan misafire en güzellerini çıkarırken kendine çıkarmıyorsun diyor. Biz şunu yaptık evlenirken bir tek yemek takımı aldık yani misafir için ekstra bir şey almadık.

Bu süreçte tabi ki bizim Türk toplumunda çok daha kabul görülen bir şey değil, işte misafir yemek tabağı, misafir kahvaltı takımı 3-4 çeşit bardak takımı gibi o düğün arifelerine hazırlanan süreçler bizi zaten çok yoruyor çok masrafı sokuyor ve aslında içeride benliğimiz de etkiliyor. Çünkü misafire daha da özenilmesi gerekiyor hemen yorumlar gelecek biliyorum ya ama misafir bizim için daha kalitelidir ona özendiğimizi gösteririz ya.

Peki ya kendimiz, kendimiz bu kadar kaliteli değil miyiz? Biz de aslında Danshari bunu söylüyor. Diyor ki, Sen kendine gerçekten bu Kaliteyi layık görmüyor musun? Misafire çıkarttığın o en güzel porselen takımları neden kendine çıkarmıyorsun sen o porselen takımlarına hak etmiyor musun.

Çünkü diyor zihnin Senin o porselen takımlarını hak etmediğini düşünür ve sen o porselen takımlarını hak etmediğin bir hayat yaşarsın diyor. Ben demiyorum bu felsefeyi kuran kişi diyor bu tamamen onun fikri. Bu felsefe bize tam olarak şunu söylüyor senin elinde kalan eşya senin için en özel ve en güzel eşyadır en kıymetli eşyadır diyor ve sen bu sefer onun kıymetini daha çok biliyor olacaksın diyor.

Ve 3 tip eşyadan bahsediyor bize artık kullanmadığımız eşyalar fakat evde bulunan eşyalar. Kullandığımız eşyalar fakat çok da sevmediğiniz yani kullanıyoruz ama yani bu artık hoşumuza gitmeyen eşyalar diyor ve son olarak da bağ kurduğumuz ve atamadığımız ailemizden kalan sevdiğimiz insanlardan kalan bağ kurduğumuz eşyalar diyor.

Bu üç kategoriyi hayatımızdan çıkaramazsak biz gerçekten kendimize dönük bir hayat yaşayamayız diyor. Kullanmadığımız ama bağ kurduğumuz eşyalar eski püskü eşyalardır diyor ve bunların enerjisini çok da doğru olmadığını eve bereket getirmediğini söylüyor bununla birlikte onlar bizim vicdan azaplarımız, onlar bizim yapamadıklarımız, onlar bizim konuşamadıklarımız ve onlara her baktığımızda acı çekiyoruz ve çekmek istiyoruz diyor bu yüzden bu eşyaları elden çıkarmamız gerektiğini ifade ediyor.

Şöyle bir düşündüğüm de, Evet Hepimizin evinde annenizden annemizden Büyüklerimizden kalma bizde yoksa bile annelerimizin evinde muhakkak acıyı hissettiren eşyaların varlığını görüyoruz ve biz onlarla kurduğumuz bağdan dolayı koparamıyoruz ve en zor verilen eşyalar hep o eşyalar oluyor.

Bu felsefe de aslında eşyalar ile yüzleşiyoruz özüne baktığımızda ve eşyalarla her yüzleştiğimiz de, kendimizle yüzleşiyor oluyoruz. Biraz önce söyledim kendinize verdiğiniz değeri fark ediyoruz, o acı çekme isteğimizi fark ediyoruz, para harcadığımızı aslında kendi ekonomik durumunuzu fark etmeden kendimize yüzleştiğimiz bir an oluyor.

Bu felsefenin iki ayrı boyutu var arkadaşlar bir tanesi objelerle kurulan boyut. Yani sizin nesneyle kurduğunuz ilişkiyi anlatıyor. İkinci boyut zaman boyutu, bu ilişkinizin hangi zaman aralığında olduğunu şimdi mi? Geçmişte mi? Gelecekte mi? olduğunu ifade ediyor.

Şöyle genel olarak toparladığımız da şunu söylüyor bize Danshari şu an benim buna ihtiyacım var mı? Buna gerçekten ihtiyacım var mı benim, Hayır yok. O zaman bunu almayacağım reddetme kısmı burada devreye girdi. “Dan” kısmını burada yaşadık, “da’nı burada yaşadığımıza göre reddettiğimize göre içeriye dönüyoruz artık evin içerisine bakıyoruz.

Peki ben şu an atma kısmına “şaha” kısmına geldiğimde neden Atacağım, kendime bir takım sorular soracağım. Şu an bunu kullanıyor muyum hayır, peki bunu atmalımıyım evet, neden çünkü kullanmıyorum ya da satmalımıyım evet o zaman satabilirim.

Bir kaç boyuttan bahsediyor satabilirsiniz, verebilirsiniz yada atın diyor bu üçünden birini tercih ederek bu sistemi yapıyorsunuz ve “ri” ye geldiğimizde “ri” bağ kurmamak yeni bir eşyamız kaldı yeni bir eşya aldınız diyelim ki, ihtiyacınız var “dan” da evet ihtiyacım var ve aldım. “şha” da. Evet bunu atmama gerek yok şimdi ve burada kullanıyorum.

“Ride” bağ kurmamak elimizde kalan objeler ya da yeni aldığımız objelerle bağ kurmak ve onların aslında bizlerin birer aracı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor ve diyor ki onu zamanı geldiğinde verebileceğiniz şekilde tut yani önemli üstündekini ben bir ay daha kullandım bir ay sonra bunu artık giymeyeceksem atmak ya da satmak anlamında buna bağ kurma, buna bir anlam yükleme ve satabileceğini bunu verebileceğini aklının ucuna çıkarma diyor.

Bu felsefeye göre atmayı beceremeyen, biriktirici insan türü var. İlki gerçeklerden kaçan bunu yapmaya hiç vaktim ya tatlım evde olsaydım ben eğer zaten evi temizlerdim toplarda bunu ben gerçekten yapamıyorum çünkü hiç vaktim yok deyip gerçeklerden kaçan bir insan türü var diyor ve diyor ki, bunlar aslında vakti olsa bile bunu yapacak cesareti olan insanlar değil diyor.

İkincisi kaçırmışlık hissinin yoğun yaşandığı ya bir daha bulamazsam diyen kıtlık psikolojisi yani bir daha satın alamazsam bunu alacak gücüm olmazsa, yağ kalmazsa diyen bir psikoloji diyor. Bunun içerisine şunu da ekliyor herkes de var bende neden yok psikolojisini buna giriyor diyor ve bir diğeri de biraz önce söylediğimiz biriktiriciler bağ kuranlar bunlar Danshari göre Bunlar en zor atan kesim diyor.

Bunların elinden bu eşyaları almak çok zor olur. Peki bu durumda ne yapacağız diyor yani bu sistem nasıl ilerliyor ve ben evimi bir kere düzenleyeceğim de bir daha asla düzenleme gereği nasıl hissetmeyeceğim diyor başta isminden bahsettiğimiz gibi reddetme aşamasıyla başlıyor.

Şimdi ve burada idi bizim felsefemiz. Benim şu an buna gerçekten ihtiyacım var mı? Bir filtreden geçiriyorsunuz alışveriş yaparken. Evet ya da hayır. Şimdi bunu ihtiyacım yoksa ben bir gün bir düğünde giyerim, bir gün bir cenazede giyerim, bir gün bir yerde giyerim sadece yıl içerisinde beş kere giyerim diye bir eşyayı alıyorsan alma diyor.

Onu o an orada alma çünkü o ana ihtiyacın yok sonrası için planlıyorsun yani gelecek için planlıyorsun yani kaygılı yaşıyorsun sen diyor. O zaman onu alma reddetme aşaması, almadık mı eve geldi sıra diyor o artık dışarıda kaldı evin içerisinde atma kısmına geldik.

Bu biraz daha zor diyor bu kısmı aşmak çok daha zor. Çünkü atmakta güçlük çekiyoruz insan türlerinden bahsettik bir daha bulamam, alamam ya da işte bağ kurduğumuz en zor olan Bağ kuranlar o zaman da şuraya giriyor. Evet şu an ben bunu kullanıyor muyum hayır, buna gerçekten ihtiyacım var mı? Hayır o zaman atayım bir soru soruyor size diyor ki şu an evinizde var olan çok pratik olan fakat olmasa da yaşayabileceğiniz bir nesne obje var mı?

Benim aklıma bu sorulduğunda o salatalık soyacakları soyacakları var yani salatalığı soyduğumuz aletler işte dedim ki ben sanırım bu çok pratik geliyor, inanılmaz keyifli kullanması ama ben bunu bıçakla da yapabilirim. O zaman diyor soyacak senin için fazlalık o zaman onu atmalısın diyor.

Felsefeye göre yani ayıklama kısmı bu kadar ince ayrıntılı olarak devam ediyor arkadaşlar, şimdi şu an burada buna ihtiyacım var mı? Evet o zaman kalıyor şimdi şu an burada buna ihtiyacım var mı? Hayır o zaman sana güle güle “ri” kısmına geldiğimizde zaten söylemiştik Bağ kurmamak.

Bir kere 80/20 kuralı Burada da geçerli fakat 80/20 kuralını şöyle düzenlemiş ben diyor eşyaları düzenlerken 70/30 kurulu ile başlıyorum de gerekli eşyalarda yani Yüzde yetmişi dolu ağzına kadar dolu olmayacak, yüzde otuzu alabileceğim şekilde boş olmalı.

Bahsettiğim sistem 70/30 kuralı düzenleme işte mutfak düzenlemesi, kıyafet düzenlemesi şeklinde olduğu zaman fakat diyor ki, raflara geldiğimizde büfelere geldiğimizde ise el yüzde 50-100 değil yani 150 dolu 150’si boş olacak şekilde düzenleme yapmamız gerekiyor diyor ve en önemlisi sergilenecek objeleriniz olduğunda İşte biz dekoratif herhangi bir şey olduğunda mümkünse yüzde ona yüzde doksanı.

Yani bir tek ürün bulundurun diyor. Yüzde doksanı boş kalsın diyor çünkü diyor en kıymetlisi tek ve sade olanı bulunmaz ve benzersiz olanı diyor sistem bize fakir yaşayın ya da düşük bütçeli yaşayın demiyor. Hatta aksine sistem diyor ki, sen diyor ne kadar çok az eşya ile yaşarsan o kadar kalitelisini almak isteyeceksin ve bir tane olsun kaliteli olsun mantığında hareket edeceksin ve yaşam standartların yaşama bakışının yaşamı değerlendirmen kenara para koyman.

Bu doğrultuda artacak diyor yani 15 tane ayakkabını olması yerine diyor bir tane kaliteli alırsın bir yıl 2 yıl giyersin ya da işte Üç tane ayakkabın olur, yüz tane ayakkabın olmaz Bir yıl 2 yıl yersin kaliteli giyersin o yüz tane ayakkabıyı zaten buradan hayli hayli çıkarırsın diyor sistem bize burada benim en çok dikkatimi çeken şeylerden biri şuydu sistemi kendime dahil etmeye çalışıyorum ve zaten buna çok yakın Yaşamaya çalışıyorum atma kısmı gerçekten çok zor.

Bizler hayatımızda bunu yapabilme doğrultusunda değildir çünkü böyle öğrenmedik çünkü kültürümüzde bağ kurmak var geçmişten gelen atalarımızdan gelen herhangi bir objeyi atmak çok da bize uygun değil fakat yapılmayacak bir şey de değil yani yapabilirsiniz bunu sadece denemek lazım. Peki nasıl başlayacağız bu sisteme?

Diyor ki sen en basit yerden başla ve bölümlere ayır. Örneğin mutfağa girdin ve mutfağın neresinden başlamak istiyorum ve bunu ne kadar zaman ayırabilirsin bir günde evini Danshari olarak düzenleyemezsin diyor imkanı yok diyor. Çünkü her şeyi tek tek ayıklaman ve her şeyi tek tek sorgulamayan gerekiyor sisteme göre o yüzden şöyle devam etmem gerekiyor.

Ben bugün Danshari göre ne yapacağım örneğin çoraplarımı düzenleyeceğim buna kaç dakika ayırabilirim gün içerisinde buna ne kadarlık vaktim var 15 dakika o zaman buradan balıyım ya da diyor ki önce zamanı sordu ya da diyor ki bugün temizliğine kadar ayarlayabilirsin diyor. Bir saat peki bu bir saatte nereye bitirebilirsin başladığında bitirmen gerekiyor çünkü yani sadece bir dolabı düzenlemekte bir saat o bir dolabın düzenlenmiş olması gerekiyor.

O zaman bir dolaptan başla ve sistemini kısa bir süre içerisinde fakat bir günde iki günde toparlayacak bir şey değil toparla diyor kendi tecrübelerimi söylüyorum, evet sistem çok etkili gerçekten bir zaten evimiz böyle dekore etmiştik buna çok yakın dekore etmiştik çok temizlik yapma ihtiyacı hissetmiyoruz.

Yani çok derleyip toparlama ihtiyacı hissetmiyoruz sadece evi süpür makine al ve tamam bitti sistemi kendimi uyarlamaya çalışıyorum ya ben eskisini gördüm dediğim gibi zaten buna benzer bir hayat yaşıyorduk şimdi daha çok yapıyorum yaz daha yapmam lazım.

İş ortamında bunu yapmam lazım ki hem de kendimi toparlayabilir olayım peki siz bu sistemi denemek ister misiniz benimle yorumlarda buluşun biraz uzun bir makale oldu sistemi anlatmaya çalıştım Umarım anlatabilmişimdir.

Yorum Yap