Odaklanma yöntemi olarak kimsenin bilmediği benim yıllardır uyguladığım bir teknikten bahsedeceğim sizlere. Konu ne olursa olsun insan bazen kendisine çok odaklı çok motive hissediyor zaten bunu geneli evirsek altından kalkamayacağımız hiç bir iş yok. Ama işte sorun bu bu odağı kaybetmeden nasıl tutabileceğiz şimdi size hayatınız boyunca muhtemelen unutmayacağız çok görsel bir teknik göstereceğim bunu bir yerde duymuş olamazsınız. Çünkü üniversiteye giderken kendi geliştirdiğim bu yöntemdi ben çok faydalandım sizin de faydalanacağınızı düşünüyorum. Hatta üniversiteden sonra da hayatımın her alanında odaklanma üzerine kullandığım bir tekniğe dönüştü.
Kırmızı Ağaç
Tekniğimizin ismi bu, çalışma alanına geçtin defterini kalemini her şeyini güzelce hazırladın çalışacağın konuda matematik havuz problemleri olsun bunu ormanda bir kırmızı ağaç aramaya benzetiyoruz şimdi, ormanda bir kırmızı ağaç var ve sen o ormana o kırmızı ağacı bulmaya girdin.
Kitabında matematikte havuz problemleri var. Ve sen o ortama matematikteki havuz problemlerini çözmeye girdin ancak ormana girdiğinde orada çok güzel bitkiler görüyorsun, hayvanlar görüyorsun, gökyüzünü, güneşi, nehirleri, suları görüyorsun ve bunlar ister istemez biraz odağını dağıtıyor.
Ama sen o ormana kırmızı bir ağacı bulmaya girdiğin için hedefinden şaşmadan o kırmızı ağacı bulmaya doğru yürüyorsun ama sonra 1-2 derken yavaş yavaş bitkilere hayvanlara dalmaya başlıyorsun.
Bir kelebeğin uçuşunu izleyesin geliyor bir tırtılın yaprakların üzerinde yavaş yavaş yürüyüşünü izliyorsun, güneş sanki yaprakların arasından kaçarak sıyrılarak gözlerini yakalamaya çalışıyor, yemyeşil ormanda sapsarı ışık huzmeleri sanki toprağı bıçak gibi saplanıyor bunları düşünürken bunlara dalmış giderken birden kendine kırmızı ağaç ben bu ormana kırmızı bir ağacı bulmaya gelmiştim diyorsun sonra hemen toparlanıp ilgilerini kesip diğer şeylerle yine gözlerinle yalnızca kırmızı bir ağacı bulmaya odaklanıyorsun tabi orman bu sırada boş durmuyor.
Sana en güzel bitkilerini, en güzel meyvelerini, en güzel renklerin sunmaya devam ediyor ama bu tekniği bilenler oyuna gelmiyor. Ne yapıyoruz ne zaman odağımız kayboluyor gibi olduğunda hemen başımızı kaldırıp kırmızı ağaç ben buraya bir kırmızı ağacı bulmaya gelmiştim diyoruz.
Keşfe çıktığın ormanda mutlaka ilgini çeken birçok şeyle karşılaşabilirsin ama sen o ormana eğlenmeye mi geldin. Hayır kırmızı bir ağacı bulmaya geldin kırmızı ağacı bulamadıktan sonra gün doğumundan gün batımına kadar o ormanda eğlensen ormanda güzel vakit geçirsen ne işine yarayacak.
Oldukça görsel bir yöntem bu gelin bu örneğin içine bir tane de şimdi uyduracağımız bir hikaye ekleyelim iyice kafamıza kazınsın bu yöntem zamanın birinde bir prenses varmış ve bu prenses amansız bir hastalığa yakalanmış tek ilacı da çok uzaklarda bir ormanda kırmızı bir ağacın dalı ve yapraklarıyla yapılacak olan şurupmuş.
Padişahta kölelerinden birisini o ormana o kırmızı ağacın dallarından ve yapraklarından getirmesi üzerine göndermiş köle de günlerce süren yolculuktan sonra ilk kez gittiği padişahın söylediği ormana sonunda varmış ama nehrin ilk kez gördüğü hayvanların ilk kez gördüğü çiçeklerin bitkilerin büyüsüne öyle bir kapılmış ki orada sefa sürüp durmuş.
Yemiş içmiş sarhoş olmuş günler geçtikten sonra da geldiği sarayda daha önce kimsenin görmediği meyveleri heybesine yükleyip saraya geri dönmüş padişahın karşısına gururlu şekilde göğsü kabarık olarak çıkmış padişah bunu görünce sormuş nerede benim kırmızı ağaçtan getireceğin dallar ve yapraklar.
Büyücülerim onlardan şurup yapıp kızımı iyileştirecekti o ağaçta kızımın amansız hastalığının şifası vardı bunları duyunca bizim köle de tabii a Sultanım demiş beni gönderdiğiniz ormanda öyle güzel meyveler vardı ki, öyle güzel çiçekler, öyle güzel nehirler vardı ki…
Bakın bakın heybem de size armağan olsun diye size hediye olsun diye bakın neler getirdim ama galiba o güzelliklerin içinde ben o ormana niye gittiğimi galiba unutmuşum lütfen lütfen beni bağışlayın Sultanım demiş. Madem hikayeyi buraya kadar biz uydurduk bence sorun da tamamlayalım.
Bence padişah burada vurun kellesini demiştir ve bizim keyfine düşkün kölenin kellesi gitmiştir sanıyorum ki bu kırmızı ağaç tekniğini yeteri kadar görsel olduğu için unutmazsanız üstüne bir de padişah ile köle hikayesini anlattık iyice pekişti konu hiç unutmayacağınızı düşünüyorum şimdi bu kırmızı ağaç tekniğini sanki sadece derslerde kullanılabilir gibi anlattım size ama öyle değil.
Sivil hayatınızdaki bütün projelere bunu uygulayabilirsiniz girişimlerinize uygulayabilirsiniz, akademik çalışmalarınıza uygulayabilirsiniz, hayat amacınıza uygulayabilirsiniz, ibadetlerinizi uygulayabilirsiniz bir alışkanlığı kazanmak isteme çalışmalarınızı uygulayabilirsiniz ve rutin oturtma çalışmalarınızı uygulayabilirsiniz yani unutmamanız gereken odaklanmanız gereken her konuda bu kırmızı ağaç tekniğini kullanabilirsiniz. Bu arada birkaç tane ipucum var bu tekniği daha sağlıklı daha doğru şekilde kullanmakla ilgili.
Kırmızı Ağacını Belirle
Birincisi konu ne olursa olsun her çalışmanın başına oturduğunuzda şöyle güzel derin bir nefes alın diyaframdan akciğerlerinize böyle oksijen dolsun güzel derin nefes alın ve o konuda sizin kırmızı ağacınızın ne olduğunun tanımını yapın. Kırmızı ağacınızın ne olduğunu bilin ki sizin sürekli odağınızı dağıtmaya çalışan o kocaman ormanda kaybolmayın.
Küsme, Toparlan
İkinci önerim normaldir arada başka patikalara başka nehirlere kayabilirsin lütfen moralini bozma kendini kötü hissetme gençsin kanın kaynıyor dikkatinin bozulması çok normal ne zaman bunu fark edersen başını kaldır kırmızı ağaç de ve hemen toparlan o koca ormanda ne aradığının hemen farkına var.
Sadece Kötü Kandırmaz
Üçüncü önerim ormanda dalacağın şeylerin sadece kötü örnekler olduğunu düşünme iyi örneklere de dalabilirsin onlar da seni meşgul edebilir. Örneğin kırmızı ağacın neydi matematikte havuz problemleriydi onun için oturdun masanın başına ama yarım saat sonra bir baktın fonksiyon soruları çözmeye başladın. Bu gibi durumlarda da kırmızı ağaç deyip hemen odağını tekrar toparla planlı ve disiplinli şekilde çalışırsan bir konuyu bitirmeden diğerine geçmeyeceğim dersen çok daha verimli olursun.
Öbür türlü sürekli sağa sola atlarsın azcık oradan azıcık oradan bilgi derken hepsinden azıcık azıcık biliyor olursun bu da seni sınavda sorularla karşılaştırınca baya bir strese sokar. Evet şu an kırmızı ağaç tekniğini öğrendiniz umarım buna değecek bir fayda sağlamıştır.
Ben hayatımda çok kullandım hala daha çok kullanıyorum. Eğer doğru şekilde uygulayabilirseniz mantığında anlamışsanız umarım siz de hayatınızda çok kullanırsanız ve çok çok işinize yarar.
Yorumlar (1)