1. Ana Sayfa
  2. Finans

Pasif Gelir Nedir? Pasif Gelir Kaynakları ve Yöntemleri

Pasif Gelir Nedir? Pasif Gelir Kaynakları ve Yöntemleri
+ - 0

Pasif gelir nedir? Pasif gelir kaynakları ve yöntemleri hakkında mutlaka bilmeniz gereken uzun bir makale yazdım sabırla okursanız çok şey öğreneceksiniz hemen başlıyorum pasif gelir nedir? Okullarda öğretilmeyen, birçok kişinin çok geç fark ettiği ya da henüz farkında olmadığı bir konu… Sabah 9 akşam 5 bir işiniz var, evet bu güzel. Ama derinlerde bir yerde, her zaman daha fazlasını istersiniz. Daha fazla para. Daha fazla özgürlük. Daha fazla esneklik… Ve sonunda harekete geçme zamanının geldiğine karar verirsiniz. Para için çalışmak mı yoksa paranın sizin için çalışması mı?

Nasıl gelir elde ederseniz edin, kazandığınız para iki kategoriye ayrılır: pasif gelir veya aktif gelir. Ve geçmişte bu iki terimi duymuş olsanız da, birçok insan ikisi arasındaki farkı tam olarak bilmiyor. Aslında bırakın ikisi arasındaki farkı her biri hakkında da yeterince bilgi sahibi olduğumuz söylenemez.

Pasif Gelir

Pasif gelir, en temelde yan gelip yattığınızda kazandığınız paradır, 9-5 mesaisi gibi “aktif” iş yapmanızı gerektirmeden elde edilir. Yani ek bir çaba harcamanız gerekmez. Geçmişte tamamlayıp bitirdiğiniz bir işten veya yatırımdan kazanabilirsiniz.

Muhtemelen “uyurken para kazanmak” ifadesini duymuşsunuzdur. İnsanları pasif gelir elde etmeye ikna eden en büyük olay aslında bu. Çalışmadığınız zamanlarda bile para kazandıran bir şey bulmak…

Aktif Gelir

Diğer taraftan aktif gelir ise bir hizmetin yerine getirilmesi karşılığında kazanılan paradır. Örneğin, saatlik ücretler, maaşlar, komisyonlar veya bahşişler…Sabah kalkıp ya da belli bir saatte işe gitme zorunluluğunuz varsa, aktif gelir kazanıyorsunuz demektir.

Teorik olarak, tüm gelir kaynaklarınız benzer ağırlıktadır. Ancak konu finansal özgürlüğe ulaşmak olduğunda, pasif gelir, aktif gelire büyük fark atar. Bizzat kendi hayatınızda da göreceğiniz üzere, aktif gelir, şu anda yaptığınız tüm bu çabalardan elde edilen paradır.

Ve gelir elde etmeye devam etmek için çalışmaya devam etmeniz gerekiyor. Ayrılırsanız, ödeme alamazsınız. Zamanınız kelimenin tam anlamıyla paraya eşittir. Pasif Gelir odaklı yaşamı, belki de bazıları farkında olmasa da hayatlarında uygulamaktalar.

Bunun farkında olarak yaşayanların maddi olarak çok daha rahat bir yaşam sürdüğünü söyleyebiliriz. Kimileri hayatlarında bunu geç fark ediyor, şanslı olan diğerleri ise daha erken fark ediyor. Esasında bu konunun finansal okuryazarlık adı altında, daha ilkokulda her bireye öğretilmesinde büyük fayda var. Bir yönüyle okullarda, çoğumuza bir çalışan olmak öğretiliyor.

Bir doktor, bir mühendis veya bir öğretmen… Ancak dünya farklı bir noktaya evriliyor. Gelecekte, bildiğimiz anlamda klasik mesleklerin bile var olup olmayacağı tartışmalı bir konu. Elbette halihazırda bu meslekler toplumumuz için olmazsa olmaz ve insana verdiği manevi haz paha biçilemez. Ancak dürüst olmak gerekirse çoğu bakışaçısı bir kariyerden ziyade tatminkâr bir gelir elde ederek kaliteli bir yaşam sürmek.

Gelin Kadir KÖYMEN’in de bir videosunda bahsettiği doğumdan ölüme hayatımızın aslında nasıl konumlandırıldığını gösteren Kazanç-Zaman Grafiğine göz atalım. Bu bir Kazanç ya da Gelir-Zaman Grafiği Bir insanın hayatta kalması için sahip olması gereken minimum kazancımız bu çizgidir aslında. Bu çizgimiz zaruri ihtiyaçlarımızı temsil eder.

Bunlar hayatta kalmak için yapılan şeylerdir. Giderlerin minimum olduğu ve bu düzeyde gelir olmazsa yaşamanın neredeyse mümkün olmadığı şeyler. Diğer taraftan bir işe başladığınızda genellikle minimum düzeyde başlarsınız ve bu ancak ihtiyaçlarınızı karşılamaya yeter. Zaman geçtikçe maaşlı işinizden elde ettiğiniz kazanç da, zam ya da terfi almanızla birlikte genellikle artar.

Ancak burada ki geliriniz sürekli çalışmayı gerektirir. Şirkete gider ve bir yönüyle kendinizi kiralarsınız. Şirket de sizin kira ücretinizi size verir. İşte buna aktif gelir diyoruz. Gelelim asıl vurgulamak istediğimiz konu olan PASİF GELİR’e.

Pasif Gelir

Pasif Gelir oluşturmak için önce bir adım attığınızı düşünelim. Sonrasında, pasif gelir için sanki 9-5 mesaisi gibi çalıştığınızda bile başlangıçta elde edeceğiniz şey genellikle 0’dır.

Koca bir 0… Ancak zaman geçtikçe bu pasif gelir çizgisinin eksponansiyel olarak arttığını görürsünüz. Ve bir noktadan sonra aktif gelirinizi geçmesi çok yüksek ihtimaldir. Ama insanlar yine de pasif gelir yolundan değil aktif gelir yolundan gitmeyi tercih ederler. Çünkü oyunun kurallarını belirleyen kırmızı çizgimizdir.

Yani ihtiyaçlarımız ve bu ihtiyaçların bir şekilde bir gelirle karşılanması zorunluluğu. Bunu en hızlı şekilde yapmak da ancak aktif gelirle mümkün. Ve pasif gelir daha en başta işte bu kırmızı çizgiyi dahi vadedemez ve karşılayamaz. Çünkü pasif gelirin zamana ihtiyacı var.

Maaşlı bir işte çalışanların, yani sarı çizgiyi takip edenlerin de pasif gelir elde etmesi mümkün. Belki de pasif gelire ulaşmak için daha güvenli yol bu yol bile olabilir. Şimdi, bu çizgilerin efendisi olan bir kavram var. O da İDEAL YAŞAM.

İdeal Yaşam

Aslında her şeyi belirleyen çizgi bu İdeal Yaşam Çizgisi. İlk günlerde bu çizgi doğal olarak maaşımızın üstünde olur. Yani mevcut kazancımızla ideal yaşama ulaşamayız. Elbette sadece karnı doyurmak insana yetmez.

Ancak bir süre sonra sabit maaşla bu ideal yaşama ulaşılmış olunsa da bir şekilde ideal yaşamın sınırları insanlar tarafından yükseltilir ve sürekli yükselen bu ideal yaşam çizgisi nedeniyle kenara bir şey koymak imkansız hale gelir.

Çünkü tasarruf yapmak, birikim yapmak ancak ihtiyacınızdan fazlasını ele geçirirseniz yapabileceğiniz bir şeydir.

Bu durumda yani normalden fazla kazanmaya başladıkça yaşam standartlarınızı da eş zamanlı olarak artırırsanız, sürekli ihtiyacınızın altında kazanıyormuşsunuz gibi bir durum oluşur.

Örneğin, ilk etapta bir evim, bir arabam olsun ideal yaşam hedefi yeterliyken sonrasında daha çok kazandığınızda daha iyi bir evim olsun, daha iyi bir arabam olsun, daha iyi tatiller yapayım veya daha lüx kıyafetler giyeyim noktası hedeflenir.

İnsanoğlu gelirini arttırdıkça giderlerini de ona eşitlemeyi beceriyor. Zaten günümüzde etrafımızda tüm medya araçları tarafından bize daha fazla tüketmemiz gerektiği teşvik ediliyor. Belki de çok ihtiyacınız olmayan bir şeyi, google üzerinden arattığınızı düşünelim.

Artık algoritmanın, yapay zekanın esirisiniz. Sizi; eşinizden, ailenizden hatta sizden bile daha iyi tanıyan algoritma bu. Bu noktadan sonra göreceğiniz her ekran da bu ihtiyacınızın giderilmesine yönelik reklamlarla karşılaşacaksınız. Bundan kurtuluş, ancak ve ancak bilinçli farkındalıkla mümkün.

Bilinçli Farkındalık

Bunun için doğru şeyleri okumak, doğru şeyleri takip etmek ve sürekli bu iyi şeylere maruz kalmak gerek! İnternete girmeyin, sosyal medya kullanmayın demiyorum elbette. Sadece maruziyetin seyrini, seviyesini değiştirin. Ve bunları hayatınıza değer katan ve farkındalığınızı artıran şeylere dönüştürün.

Çünkü okuduğunuz, takip ettiğiniz, özetle maruz kaldığınız şeyler; aslında sizi siz yapan şeylerdir. Birikim yapmak ancak ihtiyacınızdan fazlasını ele geçirebilirseniz yapabileceğiniz bir şeydir.

Üstelik emeklilikte maaş da düşeceğinden durum daha da vahim bir hal alıyor ve ideal yaşam ile emeklilik maaşı arasındaki makas daha da açılıyor. Çünkü bir defa ulaşılan yaşam standardını düşürmek çok zordur. Çünkü insan, gördüğünden geri kalmak istemez.

Zihinde yer alan ideal yaşam da finanse edilemezse mutsuzluk başlıyor. Tam tersi durumda ideal yaşam beklentimizi düşürürsek ya da belli bir seviyede tutmayı başarabilirsek işte o zaman gelirimiz, beklentilerimizin üzerinde olacağından birikim yapmak ve bu sayede PASİF GELİR inşa etmek mümkün oluyor.

Tek hedef, maaşı artırmak olmamalı. Maaştan artan kalan bu kazançla sermaye biriktirmek ve bu sermayeden kazanç elde etmek, amaç olmalı. Kendini kiralamak değil, sahip olduğunuz şeyleri kiralamak önemlidir. Eğer bunu başaramazsanız sonunda sizi bekleyenin mutsuzluk olduğunu unutmayın.

Sadece birikim yapmak yetmez. Birikiminizi hangi yatırım aracında değerlendirmeli ya da doğru yatırım nelerdir, bunu araştırmalısınız. Arkadaşlarınız ya da etrafınızdakiler ne der diye umursamadan harcamalarınızı makul, hatta çok sınırlı tutmak bu yolda ilerlemenizi kolaylaştıracaktır.

Aksi durumda bir iş yerinde çürümeniz kaçınılmaz olur. İşte tüm bu nedenlerden dolayı, herkesin hayali bir şekilde pasif gelir elde ederek hayatını idame ettirmek olmalı. Eğer gerçekten bu hedefe ulaşmakta istekliyseniz, pasif gelir elde ederek yaşam tarzınızı değiştirmek mümkün.

Çünkü günümüzde belki de tarihte hiç olmadığı kadar pasif gelir elde etmenin çeşitli yolları var. Dediğim gibi dededen zengin değilseniz pasif gelir için çalışmanız gerekmekte. Aslında çoğu zaman pasif gelir elde etmek için gereken ön çalışma yıllar alır.

Ancak, çabanızı uyurken size para kazandıracak bir şeye odaklarsanız, sonunda suyunu içeceğiniz meyveyi sıkmaya değer olduğunu göreceksiniz. Peki, tamam anladık. Pasif gelir güzel…Ama somut olarak ne yapabiliriz ve nelere dikkat edebiliriz?

En hızlı bir şekilde pasif gelirlerimizi nasıl artırabiliriz? Esasında bu konuyla ilgili internette çok fazla içerik var. Ancak ben burada önemli gördüğüm bir kaçından kısaca bahsetmek isterim.

Pasif Gelir Arttırma

Yatırımlarınızdan gelir elde etmek, pasif gelirin en güçlü şeklidir. Aslında, bu yüzden çalışma hayatınız boyunca bir emeklilik hesabına katkıda bulunmak çok önemli. Yatırımlarınızda yeterince para biriktirebilirseniz, hayatınızın geri kalanını buralardan elde ettiğiniz gelirle sürdürmek mümkün.

Özellikle burada bileşik getirinin önemi ortaya çıkıyor. Aslında bu, zenginlerin çoğunun izlediği en temel kuraldır. Kazandığınız para yatırıma dönüştürülmeli ve gereksiz harcamalardan kaçınmaya özen gösterilmelidir.

Temettü Hisseleri

Bunu en iyi temettü veren hisselerde yapabilirsiniz. Alınan temettüyle tekrar aynı hisse almak iyi bir yöntemdir. Zengin olmanın en kesin yolu bu ve buna benzer teknikleri kullanmaktır. Temel mantığı anlatmak için enflasyonda ve diğer verilerden bağımsız olarak söylemek gerekirse: örneğin 100.000 TL’niz var. İlk yıl %10 getiri ve 10.000 TL gelir elde ettiniz.

Bu 10.000 TL’yi tekrar ana paranıza yatırıp yatırım yapmaya devam ettiğinizde ve her yıl %10 getiri sağladığınızda sadece 5 yıl sonra pasif geliriniz yaklaşık %50 oranında artacaktır. Elbette bu yıllık %10 getiri arttığında o zaman bu rakamlar daha da yükselecektir.

Blog Açmak

En popüler pasif gelir elde etme yöntemlerinden biri blog açmak ve burada içerik üretmekten geçiyor. Birçok insan bu şekilde pasif gelir elde ediyor. Tabi burada en önemli şey, doğru konuyu ve doğru içeriği seçmek. Eğer siz ilgi duymadığınız bir konuyu seçerseniz ya da sadece kendi hayat hikayenizden bahsederseniz başarılı olma ihtimaliniz düşecektir.

Teknoloji, alışveriş, bebek sektörü veya finans konuları en çok kazandıran kategorilerdendir. Elbette sadece para kazandırdığı için bir konuya odaklanmak da yanlış olacaktır. Çünkü okumaktan ya da üzerinde çalışmaktan zevk almadığınız bir konuda sürekliliği sağlamak çok zor olur.

Bunun için önceliğiniz uğraşırken zevk aldığınız, bir an önce diğer işlerinizin bitmesini ve yorgun olsanız da dört gözle çalışmayı beklediğiniz konulara yönelmek olmalı. Esasında söylediğim bu son cümle başarının da sırrıdır. YouTube, twitter ya da instagram fark etmez. Sosyal medyada var olmak önemli.

Kaliteli ve özgün içerik üretmek ya da paylaşımlarda bulunmak kitlenizi büyütecektir. Blog açmak kısmında da değindiğim gibi ilgi duyduğunuz konuda ilerlemelisiniz. Çünkü ilk zamanlar paylaştığınız şeyler okunmayacak ya da izlenmeyecektir. İnsan yaptığı bir şeyin karşılığını hemen aldığında devam eder ve motive olur.

Devam etmenizi sağlayan şey de aslında dopamin hormonudur. Peki dopamin hormonu ne zaman salgılanır? Emeğinizin karşılığını aldığınızda. İlk başlarda ortaya çıkardığınız ürün hak ettiği karşılığı görmediği için bu dopaminden mahrum kalacaksınız. İşte burada devamlılığınızı ve kendinizi geliştirmenizi sağlayacak şey konuya duyduğunuz ilgi olacaktır.

Kira Geliri

Çoğumuzun aşina olduğu bir durum. Bir ev alarak kira gelirinden faydalanmak da bir pasif gelir elde etme tekniğidir. Ancak burada sanki pek risk yokmuş gibi görünse de esasında vardır. Çünkü büyük oranda ön yatırım gerekir. Bu büyük yatırım karşılığında eldeedeceğiniz kira, diğer yatırım araçlarına kıyasla çok az kalabilir veya kiracı bulamayabilirsiniz.

Satın aldığınız evin giderleri, ev eskidikçe artar. Bu durum, zaman zaman kira gelirinin aktifgelir gibi olduğunu hissettirebilir. Ancak tüm bunlara rağmen kira gelirinin de bir pasif gelir olduğunu söyleyebiliriz.

Öğrenmek

En önemli pasif gelir akışı öğrenmeyle başlar. İhtiyacınız olan bilgiye yatırım yapmak. Paranızla, zamanınızla…Okuduğunuz bir kitaptaki ya da izlediğiniz bir videodaki bilgi, ömür boyu size pasif kazanç sağlayacaktır. Örneğin ingilizce öğrenmek. Bir defa öğrendiğinizde artık devasa bilgi kaynağına erişeceksiniz.

Globale açıldığınızda ufkunuz, inanılmaz bir şekilde değişir. Burada ya da internette bahsedilen pasif gelir elde etme yöntemlerin hiçbirinin kolay olmadığını söylemeliyim Hızlı bir şekilde zengin olmak diye bir şey zaten yok. Buffett’a sorarlar: “Yatırım stratejin çok basit, niçin seni taklit etmiyorlar?” O da “Çünkü kimse yavaşça zengin olmak istemiyor.” der.

Sanki işin sırrı burada yatıyor. Bazen en hızlı yol, en yavaş giden yoldur. Pes etmeden üretmeye devam ederek ilerlemek. Bu noktada artışın exponansiyel olarak gerçekleştiğini göreceksiniz. Bunun için ne kadar erken başlarsanız o kadar fark yaratırsınız.

SON CÜMLE! Hayatın her alanında olduğu gibi finansal konularda da farkındalığınızı artırmazsanız ömür boyu maddi sıkıntılar yaşamanız yüksek ihtimaldir. Ya hocam ne kadar kazanıyoruz ki pasif gelir elde edeceğiz?

Ya da Türkiye şartlarında bunu yapmak çok zor, söylemlerinin özellikle bazı arkadaşların zihinlerinde fır döndüğünü ve daha yazının sonunu beklemeden hemen yorumlara yazmak için koştuğunu hisseder gibiyim.

Açık konuşuyorum: Şartlarınız çok zor olabilir. İmkansızlıklar içinde yaşıyor olabilirsiniz. Belki de bu makale de ya da bu sitede ki makaleler de söylenen, ifade edilen hiçbir şey hayatınızda fayda sağlamayacak ve maddi sıkıntılarınız bir ömür boyu devam edecek, bilemiyorum. Ancak şöyle düşünmenizde fayda var.

Önünüzde iki yol var. Birincisi: yaşam nereye sürüklerse oraya savrulmak ve hayatının geri kalanında sürekli şikayet ederek -ki en kötüsü bence budur bir yaşam sürmek. Hiç denememek. Hata yapmaktan korkmak. Ya da diğer yolu seçmek: Yani mücadele etmek. Zihninle, bedeninle ve davranışlarınla… Düşe kalka ilerleyerek. Kabullenme yerine bu mücadele yolunu seçersen ne kaybedersin?

Ne kaybedersin ya da başarman durumunda ne kazanırsın? Daha ringe çıkmadan pes diyorsak bir yerde sorun var demektir. Hayatın cevabını ya da sırrını BEN bilmiyorum. Sadece arıyorum. Ancak şunu biliyorum ki hedefe ulaşanlar; arayanlar ya da mücadele edenlerdir.

Ormanda yangını söndürmeye çalışan bir kuş misali… Eğer hayatında bir yangın varsa ağzında bir damla su da olsa o yangını söndürme çabası. Bence denemeye değer. Kolay yolu seçenlere iyi yolculuklar. Mücadele edenlerle yolculuğa devam.

Yorum Yap