1. Ana Sayfa
  2. Yaşam

İnsan Neden Aşık Olur?

İnsan Neden Aşık Olur?
+ - 0

Bir erkek bir kıza yada bir kız bir erkeğe neden Âşık olur? Neden bir erkek yıllarca birlikte yaşadığı Annesine Babasına yazmadığı şiirleri, mektupları Belki birkaç kez gördüğü Sevdiceği uğruna yazar? İnsan neden Âşık olunca sevdiğinden başka bir şey düşünemez hale gelir? Ve neden, Dünya’daki bütün filmlerin, sinemaların, dizilerin, televizyonların, şarkıların, türkülerin, hikayelerin temelinde Aşk vardır? Alın çayınızı, kahvenizi; Belki ilk kez duyacağınız birkaç bilgiyle, Aşk’a bakış açınızı değiştirecek, bir şeyler öğrenelim.

Bildiğiniz üzere Aşk kelimesi Arapça’dan dilimize geçmiş, sarılmak, bir olmak anlamlarına gelen, Dünya’nın en çok kullanılan, en popüler kelimesidir. Aşk, insanın madde ile açıklanabilecek bir ihtiyacı değildir. Aşk ruhsal bir meseledir. Zaten daha önceki makaleler de ne demiştik; İnsan madde değil ağırlıklı olarak manadır.

Aşk, Hiçbir beklentin olmadan karşındakini sevmektir. Gerçek Aşk’ta üzülmek, hayal kırıklığı, karşılık alamamak diye bir şey yoktur. Neden? Çünkü beklenti yoktur. Beklentinin olmadığı yerde hayal kırıklığı da olmaz. Hani şair diyor ya; Seni seviyorsam, bundan sana ne. Şimdi Aşk’la ilgili bu tanımları yaptıktan sonra, asıl anlatmak istediğim meseleye gelmek istiyorum.

Buralar çok ince, lütfen dikkatinizi vererek, çok çok dikkatli okuyun. Eğer, insanlar gerçek anlamda kalplerine bakmayı öğrenirlerse, insanların çoğunluğu, ihtiyaçları olan ve istedikleri şeyin bu Dünya’da olmadığını anlarlar. Bu, ihtiyacımız olan ama bulamadığımız şey, duyduğumuz hasret, öyle bir hasrettir ki; Hiçbir evlilik, hiçbir başarı, hiçbir seyahat, hiçbir manzara, hiçbir para, hiçbir varlık, hiçbir makam, hiçbir İnsan, hiçbir arkadaş, hiçbir sosyal çevre, Gerçek anlamda bu insanı tatmin edemez.

Bunu söylerken; başarısız evlilikleri, başarısız sosyal ortamları, başarısız para kazancını, başarısız iş hayatını, başarısız gezileri, seyahatleri kastetmiyorum. Olması mümkün en üst seviyedeki başarıları, en üst seviyedeki malı, en üst seviyedeki güzelliklerden bahsediyorum. Yani, bu Dünya’da düşünebileceğiniz hiçbir uç nokta insanı tam olarak tatmin edemez. Ne kadar çok şeye sahip olursan istediğin şeyin bu olmadığını o kadar fazla anlarsın.

Peki neden böyle olur? Çünkü, bu Dünya insanın tatmin olma yeri değil bilakis, Tatminsizliği hissedip, asıl tatmin olacağı şeye talip olması için yaratılmıştır. Burası çok inceydi arkadaşlar, tekrar etmek istiyorum. Neden insan bu Dünya’da tam olarak tatmin olmaz? Çünkü, bu Dünya’daki hazlar insana tatminsizliği yaşatıp, insanın asıl tatmin olacağı şeye talip olmasına sebep olmak için yaratılmıştır.

Üçüncü kez tekrarlayayım mı çok sıkmayacaksam? Çünkü çok çok önemli, belki de hayatımızın en tepesine yazmamız gereken cümle. Bu Dünya, neden tam olarak insanı tatmin etmez? Çünkü, bu Dünya insanı tatmin etmek için değil, insana tatminsizliği yaşatıp asıl tatmin olacağı şeye talip olmasını sağlamak için yaratılmıştır. İşte insan bu yüzden, bu Dünya’da hep bir gariplik, bir yalnızlık, bir eksiklik çeker.

Çünkü, kendisini tatmin edecek şey bu Dünya’da yoktur. O’nu kadar da o insana bu Dünya’da rahat yoktur. Aslında dikkat ederseniz, bu açlık ve doymama durumu bile, İnsanın bu Dünya için değil, başka bir Dünya için yaratıldığının başlı başına ispatı olmaya yeter. Aşk, Bu Dünya için yaratılan bir şey değildir. Ama, burada çok ince bir nokta var.

Aşk’ı anlamamız için bu Dünya’da var olan araç, gereç ve donanımlar vardır. Yaradan kendisini bulabilelim diye,Bu Dünya’da bize doğarken fıtrî olarak Âşıklık istidadı(yeteneği) vermiştir. Şimdi burayı hemen bir kaç örnekle açıklıyorum, çok güzel anlayacaksınız. Mesela bu Dünya’da insan için ebedî bir hayat yaratılmış mıdır? Hayır. En fazla yüz senelik bir ömrümüz var. Bırak insanı; Güneş, taş, toprak, gökyüzü, yıldızlar, galaksiler, hiç bir şeyin ebedi bir hayatı yoktur bu Dünya’da.

Ama, bu Dünya’da ebedî olmamamıza rağmen, içimizdeki, insanın içindeki, tarihten beri en baskın duygu nedir? Hayatta kalabilmek. Birçok şey bizim için önemlidir ama en önemli şey hayatta kalmaktır. Yani, yaşamımızı sürdürmektir. Yani, şu an herkesin hastalıklardan kurtulmaya çalışması, ömrünü uzatmaya çalışması, genç kalmaya çalışmasını sanki ebedî bir hayat yaşayacakmış gibi çalışmasının, koşturmasının sebebi,

Bir gün ebedî bir hayata sahip olacağımızdandır. Başka bir örnekte de, aslında renkler, lezzetler bu Dünya’da yaratılmamıştır. Asıl renkler ve lezzetlerin küçücük bir miktarı bu Dünya’ya serpiştirilmiştir. Neden? Bunlara bakalım da coşalım, Aşk’a gelelim, asıl olanı isteyelim diye. Mesela Kuzey ışıklarını bilirsiniz, ne kadar inanılmaz bir görüntüdür.

Ucundan gösteriyor, bak bu da var diyor ki, Daha büyüğüne, onun asıl olanına talip olalım diye. Yani, adeta böyle ufak bir ikram gibi. Hani pazarda gezerken karpuzcu ufak bir dilimi keser ikram eder, alırsın almazsın, önemli değil abi der. Bilir ki, şu ufacık dilimi beğenirse,

Benim bütün ürünüme talip olacak bu adam der. Ondan bize ufak bir ikram eder. Allah’ta biliyor ki bu cahil ve gaflet içinde olan insan, eğer, ortada bir Aşk olmazsa, kendisini bulması çok zor olacak. İşte bundan dolayı, bir kadın için bir erkek yaratmıştır.

Ona Âşık olsun ki, asıl Aşk’a bir basamak olsun O’. Bir erkek için, Âşık olacağı bir kadın yaratmıştır. Ona Âşık olsun ki, o basamaktan asıl Aşk’a sıçrasın. Onun için de Dünya’da yiyeceğimiz lezzetler yaratmıştır. Bunlara baksın, bunlardan keyif alsın, coşsun, Aşk’a gelsin ki asıl lezzetlere talip olsun. Onun için ışıklar, onun için manzaralar, onun için gök kuşağı, onun için denizler, gökyüzü, Güneş, bu tür güzellikler yaratmış ki, burada ki kısıtlı olan lezzetleri görüp onları sevip, Aşk’a gelip, onların hepsinin asıllarına talip olalım diye.

Aynı şekilde bu Dünya’da bilgiyi yaratmıştır, keşifler yaratmıştır, İcatlar yaratmıştır… İnsanın bilgiye olan Aşk’ı aslında Kadim bilgiye olan Aşk’ından kaynaklanır.

Burada ufacık bilgi kırıntıları vardır, Allah ister ki buradaki keşiflerle, buradaki icatlarla, ufak serpiştirilmiş kırıntıları gören insanlar, bunların asıl olanlarına talip olsunlar. Hani o sevdiceğin Leyla var ya kardeşim, Hani onu düşündüğünde, karnında kelebekler uçuşan, gün içerisinde gönderdiği bir tane kısacık mesajı, yorganın altında gece saatlerce okuduğun o Leyla var ya, onu sevmek gerçekten Dünya’daki en güzel şeylerden birisidir.

Ancak, bu sevgiyi, bu hissi, yani, Leyla’ya olan Aşk’ını Anlamlı kılmak için, bu bu hissiyatın, asıl Aşk’ı anlaman için sana verilmiş bir ikram bir kırıntı olduğunu bilmen gerekiyor.

Leyla’yı sevme demiyorum.Sev, ama sadece orada kalırsan, sana verilmiş koca bir güneşi, sadece elindeki kibriti yakmak için kullanan bir adam durumuna düşersin. Birde bunların tam tersini düşünelim, Mesela bütün insanlar bir karanlık alemde yaratıldı. Duygu yok, görmek yok, hissiyat yok, Aşk yok, aramak yok. Allah’ı arama çabamız olmazdı ki bu sefer. Çünkü bir belirti yok.

Yani, Allah’ı anlamlandırmak için, ortada ufak ta olsa bir anlamın olması gerekiyor. Unutmayın, büyük bir anlam için elimizde küçük anlamların olması gerekiyor. Hiçbir anlam delili olmadan, asıl anlama kimse ulaşamaz. İşte bundan dolayı, bu Dünya’da Âşık olabileceğimiz güzellikler var. Bakıyoruz, bir güzele Âşık oluyoruz, Sonra ne oluyor? Ya diyoruz, bunlar nasıl hisler. Bu nasıl bir güzellik. Kendimi onu düşünmekten alıkoyamıyorum diyoruz. Bunlar neden oluyor?

İşte Allah Kendisine karşı duymamız gereken Aşk’ın ucundan bir kırıntı gösteriyor bize ki, Asıl meseleyi anlayalım diye. Eğer Dünya’da Aşk diye bir şey olmasaydı, biz bir şeylere Âşık olabilen varlıklar olmasaydık, Allah’a da Âşık olamazdık. O’ndan dolayıdır işte biz Leyla’ya Âşık oluyoruz. O’ndan dolayı biz bir makama Âşık oluyoruz. O’ndan dolayı biz bir bilime Âşık oluyoruz. Bir şeylere sahip olmaya Âşık oluyoruz. Belki yaşamaya Âşık oluyoruz. İnsan neden yaşamaya Âşık olur? Ebedî bir hayata sahip olmak için.

İnsan neden birine Âşık olur peki? Ebedî olana Âşık olabilmek için. Yani, Allah bu Dünya’da İnsan kendisine bir yolculuğa çıksın diye, Kendisini arasın, kendisine verilmiş olan Aşk emanetini, kendisine teslim etsin diye, bu Dünya’da Âşık olabileceği şeyler yaratmıştır. İşte senin Leyla’n varya, o sevdiceğin varya, İşte, Allah’ı bulman için bir sebep.

O Âşık olduğun bilim var ya, Araştırıp, keşif yapıp, çözüp, problemlerin üstesinden gelip, Bütün bilgilerin hakimi olan Allah’a Âşık olman için. O güzellikler, o manzara, gök kuşağı, ufuk, uzay, Mars… Başka gezegenlere gitme duygusu varya, İşte onların hepsi, bütün bunları sana ebedî olarak verebilecek Allah’a Âşık olman için.

Konuyu toparlarsak, İnsan neden Âşık olur sorusunun cevabı; İnsan, (O’na) Âşık olabilmek için, Bir kadına Âşık olur, bir makama Âşık olur, Bir bilime Âşık olur, Bir arabaya Âşık olur, Çalışmaya Âşık olur, para biriktirmeye Âşık olur, para harcamaya Âşık olur, para dağıtmaya Âşık olur, Hizmet etmeye Âşık olur, bunların hepsine Âşık olma potansiyeli vardır ki, bu delillerden, bu küçük anlamlardan yola çıkıp, asıl anlama, Aşk’ın kaynağına ulaşabilsin. Bunu sakın unutma, Son cümlemi söyleyeceğim, İçindeki Aşk sana Leyla’ya Âşık olman için verilmedi, Ama Leyla, Sendeki Aşk tohumunun farkında ol, Ve onu asıl olan yere, Allah’a yönelt diye yaratıldı. Tekrarlayayım mı?

İçindeki Aşk sana Leyla’ya Âşık olman için verilmedi, Ama Leyla, o Aşk’ın farkında ol ve onu asıl olana yönelt diye yaratıldı. Umarım, Aşk konusunda bakış açınıza bir şeyler katabilmişimdir. Bu makalenin, özellikle bu tarz problemler çeken arkadaşlara çok iyi geleceğini düşünüyorum. Sizde böyle düşünüyorsanız, Her beğendiğinizde, paylaştığınızda bir çok insana vesile olmuş oluyorsunuz, Şimdiden çok teşekkür ediyorum,

Yorum Yap