1. Ana Sayfa
  2. Erkek

İlişkilerde Yapılmaması Gereken 8 Davranış

İlişkilerde Yapılmaması Gereken 8 Davranış
+ - 1

Neden ilişkiler kötüye gitmeye başlar? ilişkilerin yüzde doksanı daha ilk üç ayını bitirmeden sona eriyor. Bu liste de sizlere güzel başlayan bir ilişkinin neden zamanla kötüye döndüğünü yazacağım. İlişkilerde yapılmaması gerekenler, ilişkiler neden kısa sürer bu tarz başlıkları ele aldım lafı fazla uzatmadan hemen listeliyorum.

İlişkiler Neden Kısa Sürer 8 Davranış

Birisini ne kadar çok seversek onu o kadar çok kaybediyoruz.

Aşkın anlamı sahip olmaktır. Tutkunun anlamı ise; istemektir. Bir şeyi istemek için de bir uzaklık gereklidir. Bu uzaklık bazen geçilmesi gereken bir köprü, bazen yalnız hissetmek, bazen de bilinmezlikler olabilir. Ne zaman ki birisiyle çok yakınlaşıyoruz. Her şey çok iyi gidiyor diye düşünüyoruz.

Fakat, tam tersi ondan uzaklaşıyoruz. Çünkü aramızdaki Tutku zamanla kayboluyor. Sahip olmamak daha çok istememize neden olur İstediğimiz şeye o anda kavuşamamak ise; Hayal gücümüzün çalışmasını sağlar. Keşke yanımda olsaydı diye hayaller kurarız. Bazen sizin için çok da önemi olmayan birisinin yokluğunda; aslında ona çok İhtiyacınız olduğunu fark edersiniz. Çünkü uzak kalmak aranızdaki tutkuyu arttırır. Bırakın hayal güçleriniz sizi birbirinize yaklaştırsın.

Gizemli kişiler daha çok sevilir

Birisi hakkında ne kadar çok şey bilirsek; o kadar çok ondan soğumaya başlarız. Ortada keşfedilecek bir gizem veya merak uyandıran bir şey kalmaz. Eğer partneriniz, artık sizi şaşırtmıyor ise; ona aşık olmanıza rağmen onunla devam etmek istemezsiniz. Bu tarz bir ilişki sıradanlaşır ve sıkıcı bir hale gelir Unutmayın!

Sizin hakkınızda ne kadar az şey bilirler ise; o kadar çok size bağlanırlar Bırakın onlar keşfetmeye çalışsın. Papatya falları baksınlar. Kahve falı bakan dilenci kılıklı tiplere delice paralar harcasınlar.

Sürprizler tutkunun anahtarıdır.

giphy.gif?cid=e2a3cbdedm1snjvoi0wb6f51ba2vak7sv73mjo1qosejb161&rid=giphy

Partnerimiz normalde yapmayacağı bir şey yapar ise; şaşırırız. Normalde bize hediye almayan birisi sürprizler yapıp bize hediyeler aldığında; yine şaşırırız. Sürprizin anlamı değişiklik farklılık ve yeniliktir Sürprizler yaparak tutkunun tohumlarını ekebilirsiniz. Bundan sonraki her buluşmanızda “Acaba bugün ve nasıl şaşırtacak” diye düşünecekler ve heyecanlanacaklardır.

Böylece hep sizin yanınızda olmak isteyeceklerdir. Örneğin; her zamankinden farklı bir mekanda buluşmak isteyebilirsiniz Fakat, gideceğiniz yere daha önceden söylemeyin. “Seni öyle bir yere götüreceğim ki; hiç olmadığın kadar mutlu olacaksın” diyebilirsiniz Nereye gittiğinizin bir önemi yok. Önemli olan yolda olmaktır. Önemli olan anı yakalamaktır. Eğer doğru motivasyonu sağlayabilirseniz en kötü mekan bile ilişkiniz için çok önemli bir yer haline gelebilir.

Sevdiğiniz kişinin başkaları tarafından da takdir edilmesi gerekir.

Çevremizdeki insanlar tarafından sevgilimizin çok zeki, ideal, çekici ve tutarlı olarak görülmesi çok önemlidir. Özellikle kadınlar, arkadaş çevrelerinin sevgilileri hakkındaki düşüncelerini öğrenmek isterler. Ancak bu şekilde başkalarının düşüncelerinde de sevdiğimiz kişinin var olduğunu anlarız.

Yani, bu düşünceler sadece bize ait değildir. Kimse beraber olmaktan utanacağı birisi ile sevgili olmak istemez. Bu yüzden sevgilinizin arkadaşları yanınızdayken çok daha dikkatli davranmalısınız.

Dramalar aranızdaki aşkı büyütmez.

Çoğu Holywood filminde çifter ilk görüşte aşık olup birbirlerini severler Sonra ayrılık meydana gelir ve iki tarafta derin bir depresyona girer Filmin sonunda ise tekrar bir araya gelirler ve sonsuza kadar mutlu yaşarlar Gerçek hayatta yaşananlar ise bundan çok daha farklıdır.

Eğer Ayrılık sonrası çiftler hatalarını kabul etmeden bir araya geliyorlar ise; sonuç tekrardan ayrılık olacaktır. Bir sonuca ulaşamamış veya üstü kapatılmış tartışmalar bir hayalet gibi sizi takip edeceklerdir. Çoğu zaman tartışma sonrasında barışan kişi sadece İNTİKAM için geri gelmiştir. Ve bunun daha farkında bile değildir.

Fedakarlık yapmak sizi daha çok sevmesini sağlamayacaktır

Sevdiğiniz kişi için ailenizden, arkadaşlarınızdan veya yaşam tarzından vazgeçmeniz bir işe yaramayacaktır. Tam tersine Sizi Zavallı ve Çaresiz gösterecektir “Senin için her şeyden vazgeçtim. Saçlarımı Süpürge Ettim.” gibi sözleri kesinlikle söylememelisiniz.

Bazı kişiler aşk için büyük acılar çekmenin ilişkiyi kurtaracağını sanıyorlar “Aşk için ölmeli, Aşk o zaman Aşk” “Sensiz Yarım Kalırım.” “Sensiz ben bir hiçim” gibi sözler kulağa çok romantik gelse de ilişki bitiren sözlerdir. Aşk fedakarlık üzerine kurulmaz. Aşk eğlenmek, keyif almak ve mutlu olmak üzerine kurulur.

Aşkın hayatınızdan bir şeyler koparması değil hayatınıza bir şeyler katması gerekir. Sizden fedakarlık yapmanızı isteyen kişilerden kesinlikle uzak durun. Çünkü bu kişiler istediklerini elde ettiklerinde ortadan kaybolacaklardır. En sonunda ise Sahip olduğunuz her şeyi kaybederek tek başınıza kalırsınız.

İlişkinizi birinci önceliğiniz haline getirmeyin

Her zaman haftalık bir planınız olsun Bunlar: “Pazartesi günü spor yapacağım. Salı günü film izleyeceğim.” “Çarşamba günü arkadaşlarımla futbol oynayacağım.” gibi basit planlar da olabilir. Eğer bir planınız varsa sevgiliniz sizinle buluşmak istediğinde bu planlardan asla vazgeçmeyin.

“Bu hafta görüşemeyeceğiz ama istiyorsa haftaya bir gün ayarlayabilirim” diyebilirsiniz. Böylece karşınızdaki size daha çok saygı duyacaktır. Eğer sürekli onun için müsait olursanız; karşınızdakine gereğinden fazla değer vermiş olacaksınız. Fakat, sizin zamanınızın da bir değeri olmalıdır. Bu durum iş hayatınız için de geçerlidir.

Örneğin bir müşteri randevu için aradığında “İstediğiniz saatte gelin ya biz hep boşuz.” diyemezsiniz. Bütün randevu saatleri boş bile olsa şöyle demelisiniz: “Şu anda programa bakıyorum. Yarın saat iki ile üç arasında bir boşluk var.” “İsterseniz randevunuzu bu şekilde alabilirim.”

Burada amaç ona ihtiyacımız olmadığını göstermektir Bu yüzden her zaman haftalık bir programınız olsun Ve bu programa sağdık kalın. Çünkü sizin zamanınızın değerli olduğunu anlayan kişi size daha çok değer verecektir.

Tartışmalar kaçınılmazdır

Örneğin size şu anda arkadaşlarıyla birlikte olduğunu ve eve dönünce mesaj atacağını söyleyip bunu yapmayabilir. Sizi kıskandıracak bir şekilde bir arkadaşıyla yakınlaşabilir ya da size söz verdiği bir şeyi unutabilir. Bu gibi durumlar kaçınılmaz olarak aranızda bir gerginlik oluşturacaktır. Fakat bu gerginlik ilişkinize zarar vermek zorunda değildir. Ne üzerine tartıştığınız önemli değil, önemli olan nasıl tartıştığınızdır.

Çoğumuz sinirlendiğinde ilişkimize zarar verecek davranışlarda bulunuruz. Şimdi kendinize karşı dürüst olun ve tartışmalarda nasıl davrandığınızı düşünün. Tartışmalarda izlenen yol genellikle şöyledir.

Sessizlik; Sevgilimiz hoşumuza gitmeyen bir davranışta bulunduğunda ona karşı sessiz kalırız. Bu aşamaya fırtına öncesi sessizlik de diyebiliriz.

Fırtına kopar; Kendi bakış açımızdan olayı yorumlayıp karşımızdakine konuşma şansı bile tanımayız. Bağırıp çağırdıktan sonra ise ortadan kayboluruz.

Bütün suçu ona atarız; Yaptığımız şeyin bencilce olduğunu söylemek yerine karşımızdakini bencillik ile suçlarız.

Tartışmayı siyah ve beyaz haline getiririz; Siz haklısınız. O ise haksız. Diğer tarafın ne düşündüğü umurunuzda bile değildir.

Arkadaşlarınıza anlatırsınız; Sevgilinizle konuşup problemi çözmek yerine arkadaşlarınıza koşarsınız sevgilinizi saatlerce kötülersiniz.

Saldırırsınız; Tek derdiniz ona acı çektirmektir. Daha sonradan pişman olacağınız bir sürü hakaret edersiniz. Bu aşamalar hakkında bilmeniz gereken en önemli şey ise; bu davranışları size korkunun yaptırdığıdır. Terk edilme korkusu, yeterli olamama korkusu, sevilmeme korkusu ya da yanlış kişiyi sevgili olarak seçmiş olma korkusu Korktuğumuz zaman saçma sapan hareketler yapabiliyoruz Peki, buna nasıl engel olabiliriz?

Sessizlik yerine konuşun. Ortadan kaybolmak yerine durun ve problemi çözün. Onu suçlu göstermek yerine, rahatsız olduğunuz davranışı anlatmaya çalışın. Her şeyi siyah ve beyaz haline getirmek yerine, onun da konuşmasına izin verin. Her zaman bir taraf haklı, diğer taraf ise haksız olmak zorunda değil. Evet, sevginizin yaptığı şeyin bencilce olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat, bunu isteyerek de yapmamış olabilir.

Belki de siz fazla tepki verdiniz. Neden ikiniz de haklı olamıyorsunuz ki? Bütün arkadaşlarınıza onu kötülemek yerine; sadece tek kişiye durumu anlatıp, taşları yerine oturtmaya çalışın. Sonrasında ise; gidip sevginiz ile konuşun. İleride pişman olacağınız bir şey söylememek için kendinizi sınırlayın. Çünkü yarın olduğunda bu sözleri geri alamayacaksınız.

Unutmayın! Korkuyla yaptığımız çılgınca şeyler her zaman bize ve çevremizdekilere zarar verirler. Ne zaman ki sevdiğim kişi garip şeyler yapmaya başlarsa; aslında onun korktuğunu anlarım. Korkunun kaynağını bulup sorunu çözmeye çalışırım. Tartışmaları ve gerginlikleri doğru yönlendirebilmek mutlu bir ilişkinin anahtarıdır.

Çünkü tartışmalar ve gerginlikler bir ilişkinin kaderinin de belirlendiği kırılma noktalarıdır. Bu noktada ya sevdiğiniz kişiyle mutlu bir şekilde yaşamaya devam edersiniz ya da onu sonsuza kadar kaybedersiniz.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.